28 Nisan 2019 Pazar

Koku Aileleri

Uzun zamandır siteye yeni yazı koymuyordum. Bir süre önce koku ve tat algısı ile ilgili bir kitapta yazdığım Koku Aileleri bölümünü sitede yayınlayarak hem bu uzun ara için kendimi affettirmek, hem de terminolojide Türkçe bir çevrimiçi kaynağımız olsun istedim.

Koku aileleri, parfümlerin baskın özelliklerine dayanan ve parfüm endüstrisi tarafından geliştirilen bir sınıflama sistemidir. Her biri birer sınıfı temsil eden koku ailelerinin doğadaki karşılıkları tekil değildir. Bu nedenle koku aileleri kavramı, doğada referansı bulunan ya da bulunmayan kokuların bir araya gelmesiyle oluşturulan “parfümler” ile ilişkilendirilmektedir. Kitabın bu bölümünde koku aileleri, karakteristik özellikleriyle parfümler ve bu parfümlerin koku tarihinde iz bırakan örnekleri üzerinden anlatılmaktadır.


İnsan beyni öncelikle tehlikelerden korunma amacıyla karşılaştığı olguları sınıflandırma eğilimindedir. Örneğin ısı kaynakları ve kesiciler tehlikeli sınıfa girerken yumuşak dokulu cisimler zararsız kabul edilir. Benzer şekilde kokular da beyinde sınıflandırılmaktadır. Örneğin dışkı ve ter, kötü kokular olarak kodlanırken çiçek ve narenciye kokuları genele hoş gelmektedir. Ortamdaki kokulara maruz kalmamızla birlikte koku duyumuz gelişirken algıladığımız ve bilinçli olarak üretilen kokuları da sınıflama eğiliminde oluruz. 

Sıradan biri kokuları “ağır” veya “ferah” benzeri kavramlarla tanımlarken, sektörün içerik üreticileri, hem imalatçı markaların isteklerini anlamak hem de hedef pazar seçimini kolaylaştırmak adına parfümlerin karakteristiklerine dayanarak bir takım sınıflandırma sistemleri tanımlamışlardır. Genel olarak kullanılan tek bir sınıflandırma bulunmamakla beraber ana hatlarıyla kabul edilen dört parfüm ailesi bulunmaktadır. Bunlar çiçeksi (floral), şipre (chypre), fujer (fougère) ve oryantal (oriental) kokulardır [1, s.262]. Bu ana kategorilerin kombinasyonlarından ve etkileştiği diğer bileşenlerden oluşan alt aileler de zamanla sektörün devleri ve farklı kaynaklar tarafından ana gruplar arasında yer alsa da ne bu ana gruplar ne de alt gruplar hakkında konsensüs bulunmamaktadır. Örneğin biberiye, fesleğen ve defne gibi aromatik otların kullanıldığı parfümler ana bir sınıf olarak adlandırılmazken aromatik narenciye, aromatik odunsu ya da çiçeksi aromatik gibi alt ailelerin varlığından söz etmek mümkündür. Benzer şekilde meyveli parfümler başlı başına bir kategori olmamakla birlikte meyveli çiçeksi, kabul gören bir alt ailedir. Aldehidik parfümler ise aldehit adı verilen, kısmen güçlü kokulu organik kimyasallar sınıfına atıfta bulunurken yalnızca çiçeksi parfümlerin alt sınıfı olarak ele alınmaktadır. Özetle koku aileleri, parfümlerin sınıflandırmasında kullanılan, sistematik olmayan kümeleme analizleridir.

fotoğraf: www.libertineparfumerie.com.au/masterclass/

Firmaların yaptıkları koku ailesi sınıflandırmasına “geneanalogy” ismi verilmektedir. Geneanalogy veya koku ailesi sistemi, benzer koku özelliklerine (çiçek, narenciye, odunsu vs.) sahip olan veya geleneksel akorlardan ilham alan kokuların (fujer, şipre, oryantal vs.) tanımlama ve sınıflandırma kolaylığı için birlikte gruplandırıldığı bir sistemdir. Buradaki düşünce, tüm kokuların belirlenen kategoriden birine yerleştirilebileceği veya birden fazla kategorinin bir karışımı olduğudur. 

Geneanalogyler, sektördeki aktörlerin (parfümörler, hammadde üreticileri, firmalar vs.) kokular hakkında ortak tanımlar yapmalarını ve kokuları bir şemaya sığdırmalarını sağlar. Aynı zamanda son tüketici de beğenisini ifade ederek satın alma kararını bu sınıflandırma sayesinde verebilmektedir.
 

Sektörde kullanılan en önemli geneanalogy, Symrise firmasının eril (masculine) ve dişil (feminine) olarak iki ayrı edisyonunun bulunduğu sistemdir [2, s.66]. Bu bilgiye dayanarak koku aileleri, genel hatlarıyla Symrise sınıflandırması üzerinden parfüm örnekleri ile birlikte ele alınacak olup sınıflandırmada bulunmayan gurme kokular (gourmands), ayrıca açıklanacaktır.

Narenciye (Citrus) Kokuları: Narenciye kategorisi, tipik olarak narenciye türevleri etrafında inşa edilen taze ve canlı kokuları içerir. Doğada referansları olan narenciye kokuları, parfüm yapımında tek tek veya kombinasyon halinde kullanılabilir. Neredeyse tüm koku ailelerinde üst notalarda kullanılan narenciye notaları, aşırı uçuculukları ile karakterize edilirler. Buna bağlı olarak salt narenciye teması üzerine kurulu parfümler (Hermès Eau d'Orange Verte, Acqua di Parma Colonia) genelde düşük esans oranlı Eau de Cologne konsantrasyonuna sahiptirler. İsmini Almanya’nın Köln şehrinden alan ve günümüzdeki limon kolonyasının atası olan 4711 Eau de Cologne, narenciye sınıfının ilk ve en karakteristik örneklerinden biridir.


Limon, bergamot, portakal, greyfurt, yuzu ve mandalina, parfümlerin içeriklerinde doğal halleriyle kullanılan en yaygın narenciye yağlarındandır. Ailenin, yeşil narenciye (Dior Eau Sauvage, Mugler Cologne), çiçeksi narenciye (Calvin Klein CK One, Tabac), aromatik narenciye (Acqua di Parma Colonia Assoluta, Tom Ford Mandarino Di Amalfi) ve halk arasındaki “ferah koku” kavramının parfüm terminolojindeki karşılığı olan ve “ozonik” adı da verilen sucul narenciye (Issey Miyake L'Eau d'Issey Pour Homme, Ralph Lauren Polo Blue) gibi alt aileleri bulunur.

Çiçeksi (Floral) Kokular: Bu aile, ana teması çiçek olan parfümlerden oluşmaktadır. Çiçeksi kokular da tıpkı narenciye kokuları gibi doğada somut referanslar olarak gözlemlenebilmektedirler. Tekil çiçek barındıran parfümlere “solifore” adı verilir. Sayısız reformulasyon geçirerek günümüzde halen satışta olan en önemli solifore, usta parfümör Edmond Roudnitska (son formulasyon François Demachy tarafından yorumlanmıştır) imzalı müge parfümü Dior Diorissimo’dur. Birden fazla çiçeğin bir araya geldiği parfümler ise bouquet olarak adlandırılmaktadır. Geleneksel parfüm anlayışında çiçek notaları, hemen hemen her koku ailesinde kullanılmaktadır.


Oryantal bazlar ve tatlı notalar içeren Chanel Bois des Îles, Yves Saint Laurent Opium ve Dior Poison gibi örneklerin başı çektiği çiçeksi oryantal (floriental) tarz, kimi kaynaklar tarafından başlı başına bir koku ailesi olarak kabul edilirken yeşil çiçeksi (Geoffrey Beene Grey Flannel, Pierre Balmain Ivore), aldehidik çiçeksi (Lanvin Arpège, Chanel No.5), meyveli çiçeksi (Dior J’adore, Carolina Herrera 212 Woman), beyaz çiçekler (Robert Piguet Fracas, Frédéric Malle Carnal Flower), sucul çiçeksi (Davidoff Cool Water Woman, Kenzo L’eau Par), çiçeksi misk (The Body Shop White Musk, Amouage Gold Man), portakal çiçeği (Serge Lutens Fleurs d'Oranger, Maison Francis Kurkdjian APOM Pour Homme/Pour Femme) ve odunsu çiçeksi (Lancôme Trésor, Gucci Pour Homme II), çiçeksi kokular sınıfın alt ailelerinin başlıcalarını oluşturmaktadır.

Çiçeksi kokular, genellikle kadına yönelik pazarlanan parfümler ile özdeşleştirilseler de menekşe (Creed Green Irish Tweed, Cartier Eau de Cartier) lavanta (Yves Saint Laurent Jazz, Kilian A Taste of Heaven), gül (Emanuel Ungaro pour L'Homme III, Maison Francis Kurkdjian Lumière Noire Pour Homme), yasemin (Amouage Reflection Man), süsen (Dior Homme, Prada Infusion D'Homme) ve sardunya (Frédéric Malle Geranium Pour Monsieur, Hermès Equipage Géranium) temalı olup erkek için pazarlanan birçok kült mertebesine erişmiş parfüm de bulunmaktadır.

Fujer (Fougère) Sınıfı: Fransızca’daki “fern” kelimesinin karşılığı ve neredeyse kokusuz olan eğreltiotu anlamına gelen fujer, genel olarak lavanta, adaçayı, meşeyosunu, sardunya ve en önemli bileşeni olan “coumarin” ağırlıklı kokuların kombinasyonlarının oluşturduğu koku ailesidir. Fujer, ismini 1882 çıkışlı Houbigant Fougère Royale’den alan, ilk defa sentetik bir aroma kimyasal olan ve tonka fasulyesinin kokusunu kopyalayan “coumarin” in kullanılmasıyla vücut bulan bir sınıftır. Sınıfa ismini veren parfüm olan Fougère Royale’in parfümörü Paul Parquet, şöyle bir tanımlama yapmıştır: “Eğreltiotunun kokusu yok, ama olsaydı bu parfüm gibi kokardı ” [2, s.60].


Parfümlerin tarihi açısından fujer sınıfının belki de en önemli katkısı ise Fougère Royale’den 7 yıl sonra piyasaya sürülen Guerlain Jicky isimli tasarımdır. İlk kez bir arada kullanılan “coumarin”, “vanilin” ve “linalool” ile Guerlain’in sentetik kullanımındaki başarısını simgeleyen, modern parfümerinin yapıtaşlarından biri olarak kabul edilen ve gerçek anlamda somut hiçbir şeye benzemeyen Jicky, tarihteki ilk çok yönlü soyut koku olma özelliğini taşır. Başka bir deyişle Guerlain Jicky, günümüz modern parfümlerinin atası niteliğindeki ilk örnektir.

Aromatik fujer (Paco Rabanne Pour Homme, Creed Viking), narenciyeli fujer (Chanel Bleu de Chanel, Azzaro Chrome), meyveli fujer (Hugo Boss Hugo, Calvin Klein Eternity for Men), sucul fujer (Davidoff Cool Water Men, Heeley Sel Marin), çiçeksi fujer (Fabergé Brut, Yves Saint Laurent Rive Gauche) baharatlı fujer (Old Spice, Amouage Bracken Man), odunsu fujer (Cartier Pasha, Davidoff Zino), oryantal fujer (Parfums MDCI Invasion Barbare, Histoires de Parfums 1725), lavanta ağırlıklı fujer (Caron Pour Un Homme, Lancôme Hypnôse Homme) ve sentetik bombadan hallice erkek parfümlerinin başını çeken amberli fujer (Jean Paul Gaultier Le Mâle, Dolce & Gabbana The One For Men) gibi tarzlar, fujer sınıfının alt gruplarını oluşturur.

Odunsu (Woody) Kokular: Odunsu kokular genel olarak sandal ağacı, sedir ağacı, paçuli ve vetiver gibi taze kesilmiş odun ve kök aromaları içeren aileye verilen isimdir. Odunsu notalar, kokuya sıcaklık, derinlik ve karmaşıklık katmaktadır. Dolayısıyla odunsu kokular sıklıkla, diğer koku ailelerinin de katmanlarını oluşturmaktadır.


Odunsu kokular; aromatik odunsu (Bvlgari Man, Paco Rabanne Invictus), narenciyeli odunsu (Guerlain Vetiver, Chanel Allure Homme Sport), sucul odunsu (Kenzo Homme, Tom Ford Oud Minérale), meyveli odunsu (Hugo Boss Bottled, Paco Rabanne Black XS), baharatlı odunsu (Shiseido - Serge Lutens Féminité du Bois, Gucci Pour Homme), çiçeksi odunsu (Thierry Mugler Alien, Tom Ford Black Orchid) ve oryantal odunsu (Paco Rabanne Ultraviolet, Jean Paul Gaultier Kokorico) gibi alt aileleri barındırmaktadır.

Oryantal (Oriental) Kokular: Oryantal kokular; içeriğinde balzamik notalar, vanilya, amber, odunsular ve hatta hayvansal notaların yer alabildiği çok yönlü koku ailesidir. Amber kokusu ile ilişkilendirilen “vanilin” ve tonka fasulyesinin kokusu ile ilişkilendirilen “coumarin” adı verilen sentetiklerin bulunmasıyla beraber vücut bulan tarzın en önemli temsilcisinin, Jacques Guerlain imzalı Guerlain Shalimar olduğu bilinmektedir. Oryantal koku ailesi, geleneksel olarak Doğu ve Orta Doğu'dan gelen malzemelerden ilham alırken zenginliği ve sıcaklığı çağrıştırır. Baharatların yanı sıra tatlı, tütsü, vanilya ve misk, reçineler ve odunsular da oryantal koku ailesinin zengin içeriğine katkıda bulunur.


Oryantal ailesi, oryantal amber (Serge Lutens Ambre Sultan, Frédéric Malle Musc Ravageur), yeşil oryantal (Calvin Klein Obsession, Dior Addict), çiçeksi oryantal (Lancôme La Vie Est Belle, Kilian Love) baharatlı oryantal (Tom Ford Noir, Chanel Coco Chanel) ve odunsu oryantal (Chanel Égoïste, Joop! Homme, Creed Original Santal) gibi alt ailelerden meydana gelir.

Şipre (Chypre) Sınıfı: Şipre, genellikle narenciye notalarıyla açılan meşeyosunu, patchouli ve odunsuların baskın olarak hissedildiği koku ailesidir. Şipre sınıfı, adını 1917 çıkışlı Chypre de Coty isimli parfümden almaktadır. Aynı zamanda dilimizde Kıbrıs anlamına gelen şiprenin isminin, Kıbrıs adası kıyılarında doğduğu rivayet edilen aşk tanrıçası Afrodit'in doğum yerinden aldığı da düşünülmektedir. Zira şipre kokularında bulunan selvi (cypress) ve birçok aromatik bitki, Kıbrıs’ta yetişir. Günümüz standartlarında karakteristik şipre parfümleri eskiyi çağrıştırırken, aynı zamanda sofistike bir feminenliği de yansıtmaktadır.


Şipre ailesi; meyveli şipre (Guerlain Mitsouko, Chanel Coco Mademoiselle), çiçeksi şipre (Comme des Garçons 2, Narciso Rodriguez Narciso), aromatik şipre (Balenciaga Ho Hang), odunsu şipre (Clinique Aromatics Elixir, Tom Ford Italian Cypress), hayvansı şipre (Yves Saint Laurent Kouros, Parfums MDCI Chypre Palatin) ve derili şipre (Robert Piguet Bandit, Caron Tabac Blond, Creed Aventus) gibi alt ailelerden oluşmaktadır.

Gurme (Gourmand) Kokular: Gurme kokular, geleneksel parfüm anlayışının aksine, “yenebilir” hatta zaman zaman “içilebilir” maddelerin kokusunu çağrıştıran sınıfa verilen isimdir. Bazı kaynaklara göre oryantal parfüm ailesinin altında yer alan gurme kokular, kavramsal olarak tanımlanabilmeleriyle ayrı bir sınıf olarak değerlendirilebilecek kadar farklılaşmaktadır. 


Gurme kokuların temeli, 1992 çıkışlı Thierry Mugler Angel’ın içeriğinde sıcak şeker (pamuk helva da denebilir) kokusu replikası olan “ethyl maltol”un oldukça yoğun kullanımı ile atılmıştır. O zamana kadar vanilya, kakao ve tütün gibi notalar destekleyici olarak parfüm içeriklerinde yer alsalar da hiçbir zaman “yenebilir” bir maddeyi çağrıştıracak kadar baskın hissedilmemişlerdir. Dolayısıyla gurme kokular, felsefe ve tarz olarak fujer ve şipre gibi geleneksel koku sınıflarının zıt kutbunda yer alır. Tabi nasıl ki şerbeti fazla kaçmış bir tatlı deyim yerindeyse midemizi bayabiliyorsa, tatlılığı dengelenmemiş gurme kokular da rahatsızlık yaratabildiği için, ticari başarı yakalayan gurme kokuların geleneksel akorlar ile desteklendiği görülmektedir.

Lolita Lempicka, Lolita Lempicka Au Masculin, Rochas Man, Thierry Mugler A Men ve flankerları**, koku ailesinin ana akım tasarımcı parfümlerinde başarılı temsilcileri iken niş pazarlanan parfümlerde, ilhamını Türk lokumundan alan Serge Lutens Rahat Loukhoum, Keiko Mecheri Loukhoum gibi kokuların yansıra elmalı kek benzeri kokusuyla  Hermèssence Ambre Narguilé, vanilyalı kahve kokusu ile Bond No. 9 New Haarlem, pralin denemesi ile  Parfumerie Générale Aomassaï ya da sütlü fıstık ezmesi kıvamındaki L'Artisan Parfumeur Bois Farine, aileyi layıkıyla özetleyen parfümler arasında gösterilebilir. Ayrıca içki benzeri (boozy gorumand) tarzlarıyla Tom Ford Tobacco Vanille, Thierry Mugler A Men Pure Malt, Frapin 1270 ve Lubin Korrigan gibi parfümler, gurme kokuların içilebilir sınıfını oluşturmaktadır.


Flanker: Ticari başarı yakalayan parfümün içeriğine belli bir oranda sadık kalınarak ya da tamamen değiştirilerek yeni bir parfüm yaratılması ve isminin başına ya da sonuna genellikle “intense”, “sport”, “l’eau” ya da “fresh” gibi kelimeler eklenerek piyasaya sürülmesine verilen isim.

Not: Bu yazı, Dr. Esin Yalçınkaya'nın editörlüğünü üstlendiği, İnter Tıp Yayınevi tarafından basılan "Koku ve Tat Algısı" isimli kitapta yer almaktadır.

Kaynaklar
1. Groom, Nigel. The New Perfume Handbook, Blackie Academic & Professional - Springer Science & Business Media, 1997.
2. Ozan, Vedat. Kokular Kitabı II – Parfümler, Everest Yayınları, 2015.

11 Eylül 2018 Salı

Maison Francis Kurkdjian - Baccarat Rouge 540 EdP

Hobilerde zaman ve tecrübe ile pozitif korelasyonu olan bir gelişim eğrisinden söz edilebilir. Tecrübe kazanıldıkça yargı kriterleri geliştiği gibi zamanla zevkler de değişebiliyor.  Bu nedenle hangi hobi söz konusu olursa olsun, ilgili dünyaya dair deneyimlenen varlıkların belirli aralıklarla yeniden ziyaret edilmesi gerektiğini düşünürüm. Zira alınan haz; zamana, mekana, tecrübeye ve hatta duygu durumuna göre büyük değişiklikler gösterebiliyor.


Sitede bir hayli Maison Francis Kurkdjian yazısı olduğu için markanın geçmişinden bahsetmek yerine kendi Baccarat Rouge 540 hikâyemi anlatmak istedim. Parfümü 2015 yılında denemiş ve kendime yakın bulmamıştım. Yalnızca "farklı" diyip geçmiştim… Zaman geçtikçe parfümü başkalarının üzerinde duymaya başladım. “Hmm fena gelmiyor aslında” şeklinde değişmeye başlayan düşüncem, parfüm karşıma çıktıkça beğeniye, beğeni de zamanla hayranlığa dönüştü. Kafede burnuma geliyor, alışveriş yaparken bile karşıma çıkıyordu… Çarpışsak elimizdekilerin yere düşüp göz göze geleceğimiz kıvamdaydık artık. Denemeler sırasındaki birkaç saatlik beraberlik de yetmemeye başlamıştı... Sonunda dayanamadım ve Panora’ya gidip Kürşat’tan usulünce istedim parfümü. Sağ olsun kur farkını yansıtmamıştı henüz… TL cinsinden başlık parasıyla helalleştik.

Baccarat Rouge 540 açıldığında yoğun bir tıbbi kimyasal hissiyat sarıyor etrafı. Açıklanan resmi notalardaki yasemin ve safranla alakası olmayan bir açılış bu… Jean-Claude Ellena ile birlikte notaların genleriyle oynamada sihirbaz olan Francis, küçük bir oyun oynamış! Medikal açılışın hemen sonrasında Baccarat, odunlarla desteklenmiş, reçinemsi safrana dönüşüyor. Hafiften tatlı, olabildiğince derin...


Parfümlerde çoğunlukla açılış, ortalar ve dipler olmak üzere her üç fazda yoğun olarak hissedilen notalardan ve bana hissettirdiklerinden bahsederim. Baccarat Rouge 540’ta böyle bir ayrım yapmayacağım. Açıldığı gibi devam eden, zaman içinde farklı şeyler anlatmayan düz bir kompozisyon yaratmış Francis Kurkdjian. Dolayısıyla Baccarat, sev ya da nefret et tarzında ilerleyen parfüm. Zaman içinde yalnızca ehlileşiyor. Sonlara yaklaşıldığında da sihrinin arkasındaki aktörlerin ambergris ve ambroxan olduğu anlaşılıyor.

Özgünlük, Baccarat Rouge 540’ın hak ettiği en önemli sıfat. Ortamlarda sıklıkla karşılaşılan “bu muymuş bu kadar övülen?” ya da “bir şeye benzetemedim” tarzındaki ifadelerinin nedeni de genellikle bireylerin koku hafızalarında Baccarat ile referans olarak örtüşen bir koku olmaması. Francis'in ustalık eseri, beklentileri yükseltirken farklılığıyla şok etkisi yaratıyor.


İsmini el yapımı Fransız Baccarat kristalinden alan Baccarat Rouge 540, Francis Kurkdjian’ın imzası niteliğindeki transparan yapıda ilerleyen, her iki cinsiyetin de rahatlıkla kullanabileceği, hafiften feminen tarafa göz kırpan bir başyapıt. Kullanıcının hoşuna gitmese bile, parfüm etraftan olumlu geri dönüşler topluyor. Ancak uzun sureli kullanımda sıkıcı olabilecek kadar tekdüze yapıda olduğu için farklı parfümlerle rotasyonda kullanmak daha uygun olacaktır.

Baccarat Rouge 540 EdP, parfümlerin zamanla değişip hikayeler anlatmasını seven derinlemesine niş parfüm meraklılarının beklentilerini karşılayabilecek bir kompozisyon değil. Dikkat çekip iltifat toplamak isteyenler içinse doğru adres. Performans konusunda özgünlüğü elden bırakmayan Baccarat, bulunduğu odayı doldururken projeksiyon konusunda atom bombası gibi bağıran rakiplerinden daha çekingen davranıyor. Hem oda doldursun hem bağırıp çağırsın isteyenler için de Extrait konsantrasyonunu (farklı bir ürün) yaptım diyor Francis.

Özgünlük, dengeli yapı ve yüksek performans kelimelerinin birleşiminin benim kitabımdaki karşılığı “başyapıt”. İster hype (abartı işte) densin ister pazarlama, Baccarat Rouge 540 günümüzde hakkında en çok konuşulan ve buna bağlı olarak en çok satılan niş parfümlerinin başında geliyor. Şeyma bile bunu kullanıyormuş, daha ne olsun!
© Gurme Kokular - Niş Parfüm Yorumları / Röportajlar / İzlenimler
Maira Gall