19 Ocak 2017 Perşembe

2016 Yılı Ana Akım Parfüm Raporu - Bölüm 1

“İyisiyle kötüsüyle bir yıl daha geride kaldı” diye klişe bir söz vardır. Terör olayları ve darbe girişimiyle tarihe kazınan 2016 yılını "iyisiyle" hatırlamak pek mümkün değil. Ülkemiz ve dünya açısından akılalmaz olayların yaşandığı sıkıntılı bir yılı geride bırakmış olalım ve ümit edelim ki yeni yılda tüm güzellikler bizlerle olsun.

Ne güzel demiş Gérald Ghislain!

2015 yılını, “parfümde füzyon” dönemi olarak tanımlamıştım. Niş parfüm evleri strateji olarak ana akım parfüm evlerinin izinden giderken, ana akım parfüm evleri de niş parfüm evlerinin tarzında tasarımlara yönelmişlerdi. Bir başka deyişle niş parfüm evleri daha fazla kazanç peşindeyken ana akım parfüm evleri de fark yaratma çabasında idi. Bu yıl sayıca daha fazla ana akım parfüm evi, niş pazarladıkları serileri tanıtırken niş markalar da birbiri ardına zincir parfümerilerde boy göstermeye (tanım itibariyle niş olmaktan çıkıyor) başladı. Niş parfüm evleri halen La vie Est Belle kopyalarken, ana akım tayfadaki Gucci Intense Oud - Nasomatto Black Afgano ve Thierry Mugler Pure Tonka - Bond No.9 New Haarlem benzerlikleri tesadüften daha fazlası idi. Özetle füzyon olarak başlayan ilişki hızla sarmal haline gelmekte.

Pazarlama karmaşasını ve simbiyotik ilişkileri bir kenara bırakırsak 2016 yılı, ana akım parfüm evlerinin yeniden yükseldiği yıl oldu. Sentetik bombaların sayısı nispeten azalırken birbiri ardına nitelikli tasarımlar tanıtıldı. Geçtiğimiz yıl flanker hadisesi de önceki yıllara nazaran daha ciddiye alındı ve son yıllarda öylesine takılan, deyim yerindeyse savsaklayan büyük markalar, ardı ardına “yeni bir isimle” pazarlanmaya değer, özgün flankerlara imza attı.


Kırmızı meyveler ve gül kombinasyonundan halen kurtulamamış olsak da ana akım parfümeride geçtiğimiz yıl isminde “oud” geçen sadece iki parfüm tasarlandı (ne kadar da eminim!) ve ikisi de hiç fena değildi. Şampuandan hallice şeftali destekli beyaz çiçeklerden ise uzunca bir süre kurtulacağa benzemiyoruz. Bir de artık yeni bir badem (almond) ve tonka trendimiz var.

Çerçeveye yerel bazda bakıldığında bir gecede kozmetik ürünlerindeki taksit uygulamasının kaldırılmasının sektöre ciddi bir darbe indirdiğini söylemek mümkün. Üstüne bir de dövizin engellenemez yükselişi, parfümlerin ulaşılabilirliğini olumsuz yönde etkiledi. Bu nedenle distribütörler bu yıl daha az sayıda yeni parfümü daha az miktarlarda ithal ederek ihtiyatlı davranmayı seçti. Sonuç olarak raporda yer alan bazı parfümleri denemek istediğinizde “henüz gelmedi” cevabıyla karşılaşmanızın ardından "xxx’i öneririm daha bugün geldi!” klişesiyle karşılaşmanız işten bile değil. 

Elbette her yeni çıkan parfümü deneyemedim ve denediklerimin bir bölümü de “ilk izlenimin” ötesine geçemedi. Denediğim parfümlerin bazılarını çok sevdim, bazılarını ise hiç sevemedim. Birkaç parfüm aklımı başımdan alırken birçoğu da hiçbir şey hissettirmedi. İyisiyle, kötüsüyle, olay yaratanı ve gereksiziyle 2016 yılı ana akım parfüm raporu sizlerle…

Kullandığım kısaltma ve terimler;

(K): Kadın kullanımı için pazarlanan parfüm.
(E): Erkek kullanımı için pazarlanan parfüm.
(U): Her iki cinsiyetin kullanımına yönelik pazarlanan parfüm.
Flanker: Ticari başarı yakalayan parfümün içeriğine belli bir oranda sadık kalınarak ya da tamamen değiştirilerek yeni bir parfüm yaratılması ve isminin başına ya da sonuna genellikle “intense”, “sport”, “l’eau” ya da “fresh” gibi kelimeler eklenerek piyasaya sürülmesine verilen isim.
Jenerik: İngilizce karşılığı “generic” olan, sıradan ve özelliksiz anlamına gelen sıfat.
Gourmand: Yiyeceği andıran tatlı parfüm.
Boozy: Alkollü içkileri andıran içerik.

Armani, son birkaç yıldır olduğu gibi 2016 yılını da flankerlar ile geçirdi. Profumo serisinin yeni kurbanı Armani Code Profumo (E); ayarsız tonka, ayarsız amber ve ayarsız deri kullanımı sonucunda aşırı tatlı ve gereğinden çok daha fazla bağıran bir parfüm. Özetle sanat için sanat değil de karşı cins için sanat anlayışını benimseyen bir dönem tasarımı...
Profumo furyasının aksine Eau Pour Homme koleksiyonunun yeni üyesi Armani Eau de Nuit Oud (E), selefleri kadar beyefendi ve naif. Maskülen gül ve oud’un kombinlendiği  Eau de Nuit Oud, kült parfüm Yves Saint Laurent M7 çizgisinde, günlük kullanıma uygun dengeli bir harman.

Si Rose Signature (K) ise yıldızımın bir türlü barışmadığı Si serisinin bana göre en iyi flankerı. Harmandaki gül notasını güçlendirip seleflerinin tatlılığını dengeleyen genç parfümör Julie Massé, Si’ye hoş bir yorum katmış.

Azzaro - Yılın en çalışkan parfümörlerinden Christophe Raynaud imzalı, şahane yeşilliklerle başlayıp piyasa sentetiklere bürünen Solarissimo Levanzo (E), çıtanın altında kalan, “eh işte” parfümlerden. Wanted (E) ise Paco Rabanne Invictus özentisi bir yeni yetme… Fark edilir olma uğruna ayaklı jelibon olmak isteyen varsa tutmayayım.

Burberry - Minimalist tarzda başyapıt yaratma potansiyeline sahip Francis Kurkdjian’ın bay börberisinine "acaba bir şey mi kaçırıyorum" diye düşünerek tekrar tekrar şans verip, derin derin inceledim. Her seferinde biraz daha ısındım parfüme... Ya da sevmek için kendimi mi zorladım acaba? Belki de sadece odunsularla desteklenmiş jenerik bir turunçgil parfümüdür Mr. Burberry (E).


Markanın 2016 yılında çıkan flankerı My Burberry Black (K) ise dikkatimi çekmeyen parfümlerin arasında yer alıyor. Selefinden biraz daha derin, biraz daha tatlı, biraz daha piyasa… Bu yıl Francis Kurkdjian’ın kendi markası için tasarladığı parfümleri ne kadar beğendiysem başka markalar için tasarladığı parfümlerin çoğunu da bir o kadar beğen(e)medim.

Bvlgari - Alberto Morillas’ın yaratıcılığını konuşturduğu karakterli bir parfüm olan Bvlgari Man Black Orient (E), boozy notalarla açılan, deri ve sentetik olmasına rağmen rahatsız etmeyen oud’un başarılı bir yorumu. Sonlara doğru da 2002 yılında Yves Saint Laurent için ürettiği başyapıt M7’a selam çakmış (M7 için ikinci saygı duruşu!) ünlü parfümör. Bvlgari Man Black Cologne (E) içinse BMB’de (tabi ki Bvlgari Merkez Binası’ndan bahsediyorum) şöyle bir konuşma geçer; 

Bvl - Piyasa turunçgil kokusu yap ama çok da sıradan olmasın.
Alberto - Ok açılışa Rom koyarım :S


Ancak temsili diyalog kadar ilgimi çekebildi Alberto Morillas’ın jenerik erkek parfümü… Sıradan, temiz ve kimseyi rahatsız etmeyecek bir parfüm Black Cologne. Belli ki Black Cologne markaya para kazandırmak, Black Orient ise meydan okumak için yapılmış. Yine Morillas imzalı Rose Goldea (K) ise karakteristik bir damascus gülü örneği. Ortalarda hissedilen sandal ağacı ve miskle birlikte zengin bir harmana dönüşen tasarım, en sevdiğim Goldea flankerlarından biri oldu. 

Calvin Klein’ın 2016 yılındaki büyük sürprizi, kült parfüm CK One’ın devamı niteliğindeki CK2 (U) oldu. İlk parfüm kadar ilgimi çekmeyen ancak enteresan harmana sahip atom bombası niteliğinde sucul bir tasarım CK2. Tasarım bölümünü deniz kıyısına taşıdığını düşündüğüm markanın diğer parfümü olan Deep Euphoria (K) ise rahatsız edici sucul notalarla bezeli sıradan bir paçuli ve gül yorumu. Hatta okyanus notalı Chanel - Coco Mademoiselle…


Carolina Herrera - Aa tek boy 20ml parfüm yapmış Carolina Herrera. Adını da hap koymuş 212 NYC Men Pills (E) diye… Dur bakayım neymiş? Hmm yeşil yeşil, alttan da zencefil ve tütsü geliyor. Yahu kim yapmış ki bunu? Alberto Morillas… Şimdi anlaşıldı! 2015 yılında niş parfüm pazarına giren Carolina Herrera bu işi sevmiş olacak ki ana akım parfümlerini de niş tarzda yapmaya başlamış. Zehri küçük küçük veriyorlar ama hap kadar ;) 
Markanın yüksek bütçeli pazarlama aktiviteleri ile pazara sunduğu Good Girl (K) ise 2016 yılının trendi olan badem ve tonka ile açılan, sonrasında sümbülteber destekli tonka parfümüne dönüşen jenerik bir tasarım.

Carven - Son üç yıldır küllerinden dirilmeye çalışan Carven bu yıl da tercihini Francis Kurkdjian’dan yana kullanmış. 80’li yılların fujerlerine gönderme yapan marka; lavanta, limon ve zencefil notalarından da anlaşılabileceği gibi eski kafa bir fujere imza atmış. Francis’in elinden çok daha derin ve özellikli bir fujer beklediğimden, L’Eau Intense (E), benim için sadece “kaliteli” bir parfüm.

Chanel, 2016 yılında tek kurşunla hedefi 12’den vuran markalar arasında yer alıyor. Chanel No 5 L'Eau (K); turunçgiller, aldehitler ve misk ile şahane bir kompozisyon. Yalnızca Chanel Butikleri'nde satılan Les Exclusifs koleksiyonundan hiçbir farkı olmayan özel bir tasarım No 5 L’Eau. Eski kafa tarza göz kırpan sabunsu bir parfüm arayanların başka limanlara demir atmasına hiç gerek yok. İmza parfümü olabilecek kadar kaliteli bir tasarım çıkmış Olivier Polge’un elinden. Tene yakın kalmasını sorun etmeyenler için geriye kalan ömür, No 5 L’Eau ile geçebilir.
 

Chloé - Geçtiğimiz yılın raporunda az da olsun sempatimi kazanan marka bu yıl da aynı yolda ilerledi. Love Story Eau de Toilette (K), temiz hissiyatı olan feminen bir parfüm iken Chloe Fleur de Parfum (K) bildiğimiz güllü, pudralı Chloe... Marka tarihinde çiçek ağırlıklı olmayan parfüm mü yapmış ki bu parfümün adını Fleur de Parfum koymuş bilemedim.

Davidoff - Bu yıl markanın parfümleri yerine purolarını yorumlayacaktım ki Horizon (E)’ın çıktığı haberini aldım. Ancak görünüşe göre ya ülkemizdeki resmi dağıtıcının ya da zincir parfümerilerin henüz Horizon’dan haberleri yok.

Diesel - Yetkililer toplantıda Anne Flipo’ya “La Vie Est Belle, Invictus ya da YSL L’Homme ile tasarladığına benzer best seller yarat bize” demiş olacak ki Flipo da isteği doğru anlayıp nereye çeksen oraya gidecek Diesel Bad (E)'i yaratmış. Hem de iki gün kalıcı ve kokusu da aynı adı gibi!

Dior - “Valentino Uomo, Lancome La Nuit Tresor ve Armani Si’den alınan ortalama, Dior kalitesiyle sizlerle!” Rekabet koşulları 20. yüzyıl dönemindeki gibi kalmış olsaydı bu tarz bir sloganla pazara sunulabilecek Miss Dior Absolutely Blooming (K),  kırmızı meyveler, gül ve miskin alıştığımız ama kaliteli bir yorumu. Markanın diğer tasarımı Poison Girl (K) ise Keiko Mecheri Loukhoum ekolünde, turunçgillerle açılan bir Poison flankerı. Duş jeli kıvamındaki jenerik parfüm Poison Girl ve trend parfümlerin kopyası Miss Dior Absolutely Blooming sonrasında Dior’un başparfümörü Francois Demachy’nin yaratıcılığını sorgular oldum.


DKNY - Be Delicious sonrası bir türlü ivme yakalayamayan marka bu yıl da çıtayı aşamadı. Geçtiğimiz yılın tasarımı DKNY Be Tempted (K), öksürük şurubundan hallice bir kırmızı meyve parfümü.

Elie Saab - Çizgisini bozmayan (en azından bugüne kadar) nadir markalardan olan Elie Saab, sıradan bir karamel ve gül parfümü olan Le Parfum Rose Couture (K) ile beni hayal kırıklığına uğrattı. Francis Kurkdjian’ın imza attığı en basit tasarımlardan biri olan Le Parfum Rose Couture’u ünlü parfümöre de bugüne kadar yüzümü kara çıkartmayan markaya da yakıştıramadım.

Ermenegildo Zegna - 2015 yılında ana akım serisini nadasa bırakan Zegna, geçtiğimiz yılı Z Zegna Cities adını taşıyan üç parfümlük koleksiyonunu görücüye çıkardı. Niş parfüm edasında aromatik rom parfümü olan New York (E) ve sandal ağacı destekli yemyeşil incir yaprağı Milan (E), yıl boyunca en çok dikkatimi çeken tasarımlar arasında üst sıralardalar.


Estee Lauder, dev marka, geçtiğimiz yılı da flankerlarla beslenerek geçirdi. Karşıma çıkan tek (muhtemelen ithal edilen tek) tasarım olan Modern Muse Nuit (K), sandal ağacı ve tonka fasulyesi destekli özgün bir Modern Muse flanker’ı. Herhangi bir flankerdan fazlası olan Modern Muse Nuit, kremsi ve sıcak yapısı gün boyu konforlu hissettiriyor.

Givenchy, 2016 yılının en başarılı markalarından oldu. L’Ange Noir (K), kavruk bademle açılan dengeli bir iris parfümü. Dior Homme çizgisinde, biraz daha feminen ama halen her iki cinsiyetin de kullanımına uygun, kararında tatlılıkta bir tasarıma imza atmış Givenchy. Gentlemen Only Absolute (E) ise muskat severin cenneti niteliğinde sandal ağacı ve tarçınla desteklenmiş, hafif ama etkileyici bir parfüm. Beyefendi duruşu ve kuru hissiyatıyla Gentlemen Only Absolute, serinin en çok dikkatimi çeken flankerı oldu.
 

Guerlain, köklü mirasıyla dimdik duran parfüm evlerinin başında geliyor. İyi haberi sona saklarken 2016 yılında pazara sunulan La Petite Robe Noir Intense (K), birkaç flanker hariç bir türlü ısınamadığım La Petite Robe Noir serisinin bir başka sıradan üyesi. Saygımın sonsuz olduğu markanın en az sevdiğim serisi olan ve sakızdan hallice Le Petit Robe Noir koleksiyonunun en yeni üyesi, etkileyici dibi hatırına eksi puan almıyor. L’Homme Ideal Eau de Parfum (E) ise L’Homme Ideal tayfanın en iyi iterasyonu. Baharatlarla derinleştirilmiş, deri kullanımı ile zenginleşmiş tam bir performans canavarı! Açılıştan dip notalar kalana kadar her fazı keyif veren bir parfüm L’Homme Ideal EdP.


Les Absolus d'Orient koleksiyonunun ikincisi için methiyeler dizip hikâyeler yazabilirim. Derili ve zorlayıcı parfümleri sevenler için tek malt viski sertliğinde odunsu notalar, ambergris ve derili bir başyapıt Ambre Éternel (U).  Bakmayın adının amber olduğuna… Amrbe Éternel, ambergris desteğinde tenden ayrılana kadar deri temasıyla büyülyor. Pureditance M kafasındaki büyüleyici parfüm, benim için ana akım tayfada yılın en iyisi. Çok net!

Gucci - İki yıl önce Gucci Oud için, markanın son dönemde tasarladığı en eli yüzü düzgün parfümlerinden biri ifadesini kullanmıştım. Tom Ford’un kreatif direktör olduğu dönemlere dönme sinyallerini güçlendiren Intense Oud (U), ana akım parfüm evlerinin niş parfüm evi gibi hareket ettiğine kanıt niteliğinde, biraz Nasomatto Black Afgano’yu, biraz Dior Leather Oud’u andıran gizli bir mücevher. Rahatsızlık vermeyen temiz hissiyatlı Gucci Bamboo Eau de Toilette (K) ise en basit haliyle limon sıkılmış beyaz çiçekler.

2016 Yılı Ana Akım Parfüm Raporu - Bölüm 2

4 yorum

  1. Nıche parfüm raporları ne zaman gelecek?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ana Akım Parfüm Raporları'nın hemen arından Niş Parfüm Raporları sitede yer alacak.

      Sil
  2. Berkan bey kişisel olarak Chanel sycomore mu yoksa Different Company Sel De Vetivermi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Lastik önerisi gibi olacak ama dört mevsim Sycomore, yazlık Sel de Vetiver.

      Sil

© Gurme Kokular - Niş Parfüm Yorumları / Röportajlar / İzlenimler
Maira Gall