13 Ağustos 2018 Pazartesi

Pekji - Re:Collection

2015 Yılı Niş Parfüm Raporu'nda yerli niş parfüm pazarı adına müjdeli bir haber vermiştim. Ömer İpekçi’nin kurucusu olduğu Pekji markası resmi olarak kurulmuş ve dünya çapındaki niş parfüm meraklıları arasında yavaş yavaş tanınır olmaya başlamıştı. Aradan üç yıl geçti ve Pekji yeni bir görünümle, yeni bir parfümün de yer aldığı Re:Collection serisiyle bizlerle.
 

Pekji, 2015 yılından bu yana şişelemeden etiketlemeye tamamen el yapımı mantığıyla çalışan butik bir Türk markası. Avrupalı ve Amerika’lı indie meraklılarının tanıdığı ve el üstünde tuttuğu eski seri, Re:Collection adı altında güncellemeler ve tamamen değişen tasarımlarla daha geniş kitlelere ulaşma yolunda ilerliyor. Beş parfümden oluşan Re:Collection'da yer alan parfümler Extrait ve Eau de Parfum konsantrasyonunda, 50ml olarak pazarlanmakta. Yüksek kalitede hammaddelerin ağırlıklı olarak kullanıldığı ürünler, parfüm tutkunu birinden bekleneceği gibi özellikli ve özgün tasarımlar. Peki, Ömer’in gerçek bir parfüm tutkunu olduğunu nereden biliyorum?

Ömer İpekçi

Ömer’le tanışmamız, dolar kurunun 1.5TL - 1.6TL bandında seyrettiği yıllara denk geliyor. Hani şu Aventus’un yeni çıktığı, ülkede satılan niş parfüm markalarının bir elin parmaklarını geçmediği dönem… Parfüm Tutkusu Forumu’nda tanışmış, pis ve kirli parfümlere olan ilgimiz sayesinde arkadaş olmuştuk. Amouage Attar’ların, Serge Lutens’in üretilmeyen parfümlerinin peşinde koşar, birbirimize numuneler yollardık.  Ömer, al şunlara bir bak demese Edmond Roudnitska’nın başyapıtı Ocean Rain’i nasıl deneyecek, Montale’in biraz olsun kaliteli parfüm ürettiği dönemdeki en kirli parfümü Aoud Cuir d'Arabie’den nasıl haberim olacaktı? Güzel zamanlardı güzel!

 Eumer'in arkasında yer alan, Ömer'in kendi el yazısıyla hazırladığı görsel

Yıllar geçtikçe Ömer parfüm tutkusunu ileri boyuta taşıdı ve parfüm denemeleri yapmaya başladı. Kısa zamanda değme parfümörlere kafa tutacak seviyeye gelen Ömer’in 3-4 yıl önce yolladığı paketi açtığım gün hala dün gibi aklımda… Özellikle Ruh, Holy Shit ve inanılmaz deri parfümü olan Cuir6, ummadığım kadar başarılı parfümler idi. O zamanlar Ömer ne markasını tanıtıyordu, ne fuarlara katılıyordu ne de ünlülere parfüm yollayıp fotoğraf paylaşmalarını bekliyordu... Üç yıldır üretimde olan parfümlere ancak derinlemesine parfüm meraklıları ulaşabilir durumdaydı.

Geçtiğimiz aylarda telefonum çalana kadar Ömer’in Pekji’yi boşladığını düşünüyordum ki tam tersine, Bruce Wayne misali kapanıp hazırlık yaptığını öğrendim. Pekji markası yeni ve daha profesyonel bir kimliğe kavuşmuş, şişe tasarımından kutulara, parfümlerin içeriklerinden IFRA standartlarına uyuma kadar hummalı bir çalışmanın sonucu kusursuz olmuştu.


Remastering edasında eski koleksiyonun köşelerini törpüleyen Ömer, günlük hayatta kullanılabilecek kadar rafine, derinlemesine niş parfüm meraklılarının beklentilerini karşılayabilecek kadar da özellikli bir koleksiyona imza atmış durumda. Girişte bahsettiğim gibi yoğun konsantrasyonunda (Eumer ve Ruh EdP, kalanlar Extrait) olan parfümler ustalıkla harmanlanmış, derinliği ve hikayesi olan kokular. Koleksiyonda yer alan beş parfüm şöyle;

Eumer, pekji.com’da odunsu aromatik turunçgil parfümü olarak tanımlanıyor. Ömer’in kendi adını taşıyan tasarımı, bol anason ve bergamotla Ege kıyısında keyfe keder bir akşamüstünü tasvir ederek açılıyor. Azar azar zeytinyağlılardan tadarken, esintiyle gelen hoş bir deniz kokusu vardır ya işte Eumer öyle bir parfüm. Fıtratı gereği serinin diğer tasarımlarına göre düşük performansa sahip parfüm, tazelendiğinde insanın ruhunu besleyecek kadar berrak bir kompozisyon.


Ruh, gül, kahve ve safran etrafında dönen, baharatlar ve tütsü ile zenginleşmiş muhteşem bir oryantal. Salt arap yarımadasını hedeflemeden dengeli ve kaliteli gül yorumunun öğretisini ortaya koyan Ömer, denk geldiğim en kaliteli gül parfümlerinden birine imza atmış durumda. Re:Collection öncesi eski versiyonu denediğimde de hayran kalmıştım, şimdi de hayran kalıyorum Ruh’a!


Odoon: Adından anlaşılabileceği gibi odunsu bir parfüm olan Odoon, kereste atölyesi sertliğinde açılan, zaman zaman kremamsı sandala zaman zaman kuru sedire dönüşen, ağacın reçinesinden yaprakların yeşillenmeye başladığı döneme kadar odunun her aşamasını anlatan bir parfüm. Kompozisyonda kullanılan hammaddelerin kalitesi, Odoon’u janrının tepe noktalarına yerleştiriyor. Parfümün kalıcılık değerleri ise odunsu yapıdaki birçok ürünün fersah fersah ötesinde...


Battaniye, misk, paçuli ve amberin şahane bir örneği. Re:Collection serisisindeki favorimden olan Battaniye, sonbahar ve kış kullanımına uygun bir parfüm. Yoğun açılışının ardından konforlu bir kompozisyona evrilen, konsantrasyonuna rağmen sürekli değişim gösteren Battaniye, her iki cinsiyetin de favorisi olmaya aday.


Zeybek: Çiçeksi ve hayvansı fujer olarak tanımlanmakta. Kuru otlar, lavanta, alttan alta gelen üç distile anason suyu hissiyatı, tütün ve deri ile deyim yerindeyse Cumhuriyet tarihini tasvir eden Zeybek, zengin ve benzersiz bir parfüm. Efelerin parfümü, hem serinin maskülen hissiyatı en yüksek hem de en zor tasarımı. Niş parfüm hadisesine derinlemesine giren meraklıların başucu yapıtlarından biri olarak göreceği asi lavanta yorumu, son yıllarda beni en çok etkileyen parfümler arasında yer alıyor.


Ömer’in parfümlerinden herhangi biri için “eh bunu da pek sevmedim”, “kar amaçlı jenerik parfüm” ya da “nazar boncuğu olsun” gibi ifadelerin hiçbirini kullanamıyorum. Çünkü her biri yoğun bir emeğin sonucu olan, belki de yıllarca kafa yorularak mükemmelleştirilmeye çalışılmış özgün parfümler. Markanın ticari bakış açısından uzak bir parfüm tutkunu tarafından kurulduğu, serinin tüm parfümlerinden anlaşılıyor.


Pekji, Nishane ile birikte uluslararası platformda ülkemizi başarıyla temsil eden bir marka. Yurt içinde ise, böylesine yüksek çıtayla kaliteden ödün vermeden yapılan başlangıcın, kısa sürede hak ettiği ilgiyi göreceğine hiç şüphem yok.

NOT: Pekji Re:Collection önümüzdeki günlerde Harvey Nichols’larda satışa sunulacak.

5 Ağustos 2018 Pazar

Tiziana Terenzi - Orion

Bana en çok yöneltilen soruları düşündüğümde zirvede şu iki kalıp yer alır;

- xxx’i denediniz mi? Sizce nasıl bir parfüm?
- xxx’i aldım. Sizce nasıl?

İlk soru, tüketim öncesi bilgi edinme anlamında oldukça yararlı iken ikinci soruyu bir türlü anlamlandıramadım. Tavsiye sorusuna rahatlıkla yanıt verebilirken, onay talebini "kırıcı olmamak" adına zaman zaman yanıtsız bırakabiliyorum.


“Kimmiş bu İtalyan marka?” dediğim günlerin üzerinden henüz birkaç yıl geçmişken Tiziana Terenzi, rakiplerinin arasında oldukça güçlü bir konuma yerleşmiş durumda. Kökeni 1960’lı yıllara dayanan ve kokulu mum tasarımının ardından extrait konsantrasyonunda yoğun kokular tasarlayan markanın parfümörü Paolo Terenzi'yi bir nevi cover sanatçısı olarak nitelendiriyorum. Satış grafiği iyi parfümlerden esinlenerek salt kopyalama yerine onların üzerlerine bir şeyler katarak tekrar yorumlayan Paolo, orjinalinden iyi coverlar yaptığını düşündüğüm Roja Dove’un tahtını sarsmış durumda. Markanın en çok konuşulan, en çok merak edilen ve girişte bahsettiğime benzer şekilde satın alındıktan sonra bile onay istenen parfümü ise Orion. 

Neredeyse tüm Terenzi parfümleri gibi Orion’ın da bir esin kaynağı var. Ve Orion’ı bu kadar popüler yapan, 2010 yılından beri parfüm dünyasını alt üst eden Creed - Aventus ile olan benzerliği… Parfümün ismi gerek sitede gerekse sitenin sosyal platformlarında o kadar yoğun, ısrarla peçeteye yazıldı ki, kıramadım.

Orion ananas öncülüğünde yeşil elma ve bergamotla ferah bir başlangıç yapıyor. Açılıştaki tazelik, Orion’ı Aventus’tan ayıran en belirgin unsurlardan biri durumunda. Aventus’ta ilk andan itibaren küllü ve derimsi hissiyat hâkimken Orion nispeten daha meyveli başlıyor. Sonrası mı? Luke Skywalker’ın karanlık tarafı Aventus iken kahramanın içindeki iyilik, Orion’ı temsil ediyor.


Meyveli açılışın ardından Aventus ve Orion’a dumanlı - küllü hissiyatı veren birch’in devreye girmesiyle parfümün ana hatları oturmaya başlıyor. Günümüzde maskülen hissiyattan ödün vermeden iltifat toplayan en önemli kombinasyonu, ananas ve küllü derinin birlikte kullanımı, Olivier Cre.. pardon Paolo Terenzi de formülü bulmuş!

Orion (hem daha) dumanlı ve (hem de daha) parlak bir parfüm. Bu bağlamda %30 konsantrasyonda güçlü bir extrait’i transparan yapmayı başaran Paolo’yu kutlamak gerekiyor. Böylesine yoğun konsantrasyonda rafine olmayı koruyabilmek oldukça güç. Dolayısıyla Orion, “olmuş” bir parfüm. Zaman, mekan ve mevsim seçmemesi de cabası!

Ananas, sonlara kadar dumanlı hissiyatı sağlayan birch ile birlikte Orion’ın başrolünü üstleniyor. Parfümün sonlarında ise Paolo’nun imza olarak kullandığı şahane oud ve Iso E-Super  bazı mevcut. Parfümün kalıcılığı oldukça iyiyken fark edilirliği ortalamanın üzerinde seyrediyor. 2010 - 2012 arası Aventus’lardan az, 2017 sonrasından çok diyeyim, siz anlayın. Üstelik batch farklı olmadan ;)

fotoğraf: instagram.com/gurmekokular

Orion’ı bağımsız bir parfüm gibi değerlendirmek, modern parfümeriye haksızlık olacaktır. Nasıl ki süet deri ve safran kombinasyonları Tom Ford - Tuscan Leather’a, gül ve oud kombinasyonları ise Montale - Black Aoud’a benzetiliyorsa, ananas - birch ve/veya meşe yosunu etrafında dönen formüller de kaçınılmaz olarak Aventus’u anımsatıyor. Kimi markalar kolaya kaçıp bu popüler notaları risksiz bir şekilde harmanlarken kimileri de janrın üzerine koyarak tahtından indirilmesi güç krala meydan okuyor. Micallef - Royal Vintage, Mancera - Cedrat Boise, Frapin - Orchid Man, Bond No.9 - Scent of Peace for Him, Roja Dove - Elysium Parfum Cologne, Nishane - Hacivat ve Boadicea the Victorious - Consort, soylu (niş marka diyelim) şövalyeler iken Zara - Vibrant Leather, Lomani - AB Silver ve Armaf - Club de Nuit Intense, halkın içinden krala meydan okuyanlar!

Janr dedim ya, artık dumanlı ananas hadisesi başlı başına bir sınıf olmuş durumda. Doğal olarak bu tarz parfümlerin bir kısmı silik birer Aventus kopyası iken bir kısmı Aventus’un açtığı yoldan ilerleyen ve kendilerini yeterince farklılaştırabilmiş tasarımlar. Terenzi cephesine dönersek, orijinalinden iyi cover hadisesinde her yönüyle başyapıt olarak değerlendirdiğim Ursa halen tepede iken, Orion dumanlı ananas sınıfının en başarılı örneklerinden biri olarak benim için ikinci sırada yer alıyor.

20 Mayıs 2018 Pazar

Frau Tonis Parfum - Oud Weiss

Uzun zamandır yazı yazmıyorum. Ama ondan da uzun zamandır kimselerin bilmediği parfüm evlerinden bahsetmediğimi fark ettim. Dolar 4.49, Euro 5.29 iken eski tadı verir mi bilmem ama parfüm denemeye devam edelim. Belki kafamız dağılır…

Frau Tonis Parfum, 2009 yılından beri Almanya, Berlin merkezli faaliyet gösteren bir niş parfüm evi. Stefanie Hanssen öncülüğünde sessiz sedasız faaliyetlerini sürdüren markanın şimdiye kadar denediğim tüm parfümleri genele hitap dereceleri yüksek, köşeleri olmayan risksiz tasarımlar. Markanın web sitesinde bulunan Koku testi, karşılaştığım örnekler içinde en başarılı bulduklarımdan. Böylece hangi referansı yazsam diye düşünmeme de gerek kalmadan 19 numaralı Oud Weiss, test sonuçlarımda pozitif çıkan parfüm oldu!


Oud Weiss, tatlı baharatlarla açılıyor. İlk andan rafine bir harman olduğu belli olan parfüm, pipo tütünü hâkimiyetinde serüvenine yelken açıyor. Akıp giden bir progressive rock albümü koyar mısınız arkaya benim için?

Başrolü iyiden iyiye el geçiren tütüne, tatlı bir amberin eşlik etmesiyle zıtlıkların parfümü olduğunu gösteriyor Oud Weiss. İsmi oud ama neredeyse oud yok, amber ve tütün var ama yaz parfümü kadar hafif… Berlin çıkışlı parfüm evi, yoksa kuzey Almanya’nın 10 dakika içinde yağmur yağıp donduran, hemen sonra kendini gösteren güneşle kavuran havasını mı taklit ediyor? Yoksa progressive rock değil de ambient black metal mi bu?

Nispeten düz bir çizgide ilerleyen Oud Weiss, önemli bir toplantıda giyilen de risksiz ama etkileyici bir kıyafeti tasvir ediyor. Pipo tütünü ve tatlı ambere yalnızca sonlarda sandal ağacının desteği hissedilirken Maison Francis Kurkdjian Oud’da kullanılan Laos Oud’una benzer tarzdaki belli belirsiz oud, harmana sihirli dokunuşuyla derinlik katıyor. Oud Weiss, her an içinden çıkacak yaramaz çocuğu bastırmaya uğraşan plaza çalışanı kıvamında gelişim gösteriyor. Aman ha çıkma, kafana sandal ağacıyla vururlar…


Sonlara kadar hissedilen tatlı tütün ve baharatlı amber, Oud Weiss’in karakteristiğini yansıtıyor. Piramitteki notalardan atom bombası gücünde bir tasarım bekleyenler hayal kırıklığına uğrayabilir. Zira Oud Weiss, ortalama fark edilirlik değerine sahip, gün içinde tazeleme gerektiren bir parfüm. Hal böyle olunca parfümün kalıcılığının yüksek standartlarda olması performansı arttırmaya yetmiyor.

Frau Tonis Parfum’ün majör lige oynayan oyuncusu Oud Weiss, barındırdığı amber, oud ve tütün gibi ağır abilere rağmen akıp giden transparan bir tasarım. Arap yarımadasına hitap eden atom bombalarından sıyrılıp da naif bir durakta dinlenmek isterseniz hem Oud Weiss hem de genel olarak Frau Tonis Parfum tasarımları güvenli birer liman.

4 Mart 2018 Pazar

2017 Yılı Niş Parfüm Raporu - Bölüm 2



2017 Yılı Niş Parfüm Raporu'nun ilk bölümünde yılın özeti, sektör bazlı gelişmeler ve parfüm evlerinin 2017 yılı içindeki aktiviteleri yer alırken ikinci ve son bölümde de alfabetik sırayla marka bazlı değerlendirmeler devam ediyor.

Kullandığım kısaltma ve terimler;

(K): Kadın kullanımı için pazarlanan parfüm
(E): Erkek kullanımı için pazarlanan parfüm
(U): Her iki cinsiyetin kullanımına yönelik pazarlanan parfüm
Flanker: Ticari başarı yakalayan parfümün içeriğine belli bir oranda sadık kalınarak ya da tamamen değiştirilerek yeni bir parfüm yaratılması ve isminin başına ya da sonuna genellikle “intense”, “sport”, “l’eau” ya da “fresh” gibi kelimeler eklenerek piyasaya sürülmesine verilen isim.
Jenerik: İngilizce karşılığı “generic” olan, sıradan ve özelliksiz anlamına gelen sıfat.
Gourmand: Yiyeceği andıran tatlı parfüm.
Indie House: Nispeten düşük bütçeli, üretim miktarı ve dağıtım ağı sınırlı butik parfüm evi.

Not: Markalar alfabetik olarak sıralanmıştır.

Jovoy’un yeni parfümü Incident Diplomatique (U), markanın Private Label’dan bu yana beni en çok etkileyen tasarımı. Dumanlı ve karanlık vetiver ile paçuli yorumuna imza atan Jovoy, tek malt viski ile okkalı bir maduro puronun birlikteliğini tasvir ediyor. Erkekliğin kitabını yazacak kadar köşeli ve acımasız olan parfüm, yılın en dikkat çeken tasarımlarından biri.

Jo Malone, 2017 yılını Yann Vasnier imzalı English Oak & Redcurrant (U) ve English Oak & Hazelnut (U) ile geçirdi. English Oak & Redcurrant, bolca örneği bulunan odunsu destekli kırmızı meyve kombinasyonu iken English Oak & Hazelnut, ilk denemede aklımı başımdan alan parfümlerden biri! Escentric Molecules serisine göz kırpan sentetiklerle harmanlanan EO&H, imza parfümü olabilecek kadar özel bir odunsu tasarım. Parfümün transparan yapısıyla zaman ve mekan seçmemesi de onu yılın en iyilerinden yapan diğer özelliği.

Juliette Has a Gun, geçtiğimiz yılı yazlık doz sentetik molekül parfümü Sunny Side Up 9 (K) ile geçirdi. Sıcak havalarda kullanmaya uygun Iso E-Super, bolca Ambroxan ve az biraz sandal ağacı derlemesi olan Sunny Side Up, deyim yerindeyse yazlık Escentric 01.

Kilian, niş pazardaki 10. yılını 3 yeni parfüm ve 2 flanker ile geçirdi. Yılın ilk yeni parfümü Black Phantom (U), bol miktarda çikolata, kahve ve karamel ile Sidonie Lancesseur imzalı şimdi en tatlı parfüm olma özelliğini taşıyor. Gourmand sevenlerin aklını başından alacak kadar kaliteli olan Black Phantom, son zamanların en dengeli gourmandı. Yılın sonlarına doğru eş zamanlı tanıtılan Woman in Gold (K) ve Gold Knight (E) ise son yıllarda satış kaygısıyla yanıp tutuşan markadan beklemediğim kadar özellikli iki parfüm. Woman in Gold odunsular ve paçuli destekli akıp giden bir vanilya - gül birlikteliği iken Gold Knight, bal, anason ve paçuli ekseninde dönen, kuşsütü sonrası ballı süt kıvamında özgün bir çalışma. Belirtmeliyim ki iki parfümün de performansı ortalama altı değerlerde seyrediyor.


Geçmişin ekmeğini yiyeyim kafasında pazara sürülen Good Girl Gone Bad Extreme (K) ve Straight to Heaven Extreme (U), gerçek anlamda önceki versiyonlarının daha yüksek performanslı iterasyonları. Özellikle StH Extreme’in yoğunlaştırılmış boozy havası, ciddi anlamda “olmuş”, flanker gibi flanker dedirtiyor.

L`Artisan Parfumeur, 2017 yılını 4 tasarım ile geçirdi. Maalesef hiçbirini deneyemedim. Hadi yurt içinde markayı umursayan yok da yurtdışında da mı kimse merak etmez? Ben size efsanevi Dzing’den bahsedeyim, Timbuktu anlatayım, ne bileyim bayıldığım Bois Farine'i tanıtayım ama markanın yeni parfümlerini yazamıyorum bir türlü. Olmuyor…

Maison Francis Kurkdjian yılı az ama öz felsefesiyle bir yeni parfüm ve bir flanker ile geçirdi. Taze lime, nane ve misk ile markanın temiz ve transparan tarzını yansıtan Aqua Celestia (U),  yarım saatte bir tazeleyip mutlu edecek bir yaz parfümü. Baccarat Rouge 540 Extrait de Parfum (U) ise her haliyle muhteşem olan Baccarat Rouge 540’ın daha derin ve hafiften tatlı versiyonu. Francis artık öylesine büyük bir usta ki defalarca test etmeme rağmen parfümün hangi versiyonunu daha çok sevdiğime karar veremedim.


Masque Milano, ne çıkarsa merakla bekler oldum. İki yeni tasarımdan ilki olan Manadala (U), tütsü parfümlerinden hoşlananlar için mutlaka denenmesi gereken, baharatlarla zenginleştirilmiş, olibanum ve sedir tasarımı. Kaküle, tarçın ve muskatın tütsü ile uyumu öylesine naif yorumlanmış ki parfüm gün içinde kendini hissettirdikçe istemsiz bir gülümseme oluşuyor. Yılın ikinci parfümü olan Bruno Jovanovic imzalı Times Square (U), menekşe ve topraksı osmanthus ile şahane başlangıç yapıyor. Kırmızı dokunuşlarla ilerleyen parfüm, bir süre sonra jelibonu andırmıyor olsaydı, 2017 Masque’ın yılı olabilirdi.

Memo - Parlak ve canlı bergamot ile açılan Eau de Memo, yeşil çay ve derili tarzı ile benim için 1-0 önde başlıyor. Light Russian Tea (Masque) olarak nitelendirebileceğim Memo’nun son tasarımı, bahar ve yaz aylarında kullanılabilecek kadar dengeli bir deri parfümü. Birkaç yıl öncesine kadar benimsediği ana akım tarzla dikkatimi çekmeyi başaramayan Alienor Massenet, Memo’yu günden güne özellikli bir marka haline dönüştürmekte.

Mona di Orio’nun geçtiğimiz yılki tasarımları, Bohea Bohème ile umut vadeden Fredrik Dalman imzasını taşıyor. İsminden de anlaşılabileceği gibi deri parfümü olan Suède de Suède (U), son yıllarda popüler olan süet tarzının fark yaratmayan ama kaliteli bir örneği iken Dõjima (U), Mona’nın vefatı sonrası markanın en önemli çalışması niteliğinde. Dõjima, kök bitkiler ve muskatla zenginleştirilmiş su gibi bir sandal ağacı parfümü. Müthiş gidiyorsun Fredrik Dalman, takipteyim.


Montale ve Mancera popüler parfümleri, kimyagerler vasıtasıyla klonlamayı bırakıp gerçek parfümörlerle çalışana ve özgün çalışmalar tasarlayana kadar sitede yer vermeyeceğim. Pierre Montale diye biri varsa, adıma iletin lütfen.

Nishane - Yurtdışındaki gururumuz Nishane, hikaye ve konsept olayını en iyi kullanabilen parfüm evleri arasında sağlam bir yer edinmiş durumda. Kültürümüzün yansıması olan “Gölge Oyunu” konsepti ile pazara sunulan Hacivat (U), Karagöz (U) ve Zenne (U) üçlemesi, parfüm tasarımının yanı sıra pazarlamanın da oldukça önem taşıdığını gösteren çalışmalar. Bitirim ikiliden ilki olan Hacivat, Aventus’un açtığı yoldan ilerleyen ve her kullandığımda iltifat toplayan bir parfüm iken Karagöz, ana akım ve niş tarzları arasında bir yerde meyveli ve odunsu bir maskülen. Zenne ise feminen tarafa yakın olan özgün bir frenk üzümü ve gül çalışması. Tebrikler Jorge Lee, Murat Katran ve Mert Güzel!

 fotoğraf: instagram.com/gurmekokular

Olfactive Studio - Markanın 2017 tasarımı olan Woody Mood (U) buralara uğramadı. Parfümün arkasındaki isim Bertrand Duchaufour olduğu için fazlasıyla merak ediyorum ancak hala ulaşabilmiş değilim.

Olivier Durbano - Yılın açık ara en “zor” çalışması değerli dostum Olivier Durbano imzasını taşıyor. Labradorite (U), mistik bir ağaç olan Palo Santo üzerine kurulu civet, castoreum ve ambergris gibi ne kadar hayvansal içerikli nota varsa içeren “sanat için sanat” felsefesinde özgün bir çalışma. Kullanımı Black Tourmaline’den bile zor olan Labradorite, aşk ve nefret arası götürüp getiren, kimilerinin burun kıvıracağı, kimilerinin ise “yıllardır aradığım buymuş” diyeceği tarzda bir parfüm. Ben mi? Tarafım bellidir diye düşünüyorum ;)


Orlov, çiçeği burnunda bir parfüm evi. Markanın jenerik şişe ve kutu tasarımlarından ötürü önyargılı yaklaştığım parfümleri, 2017 yılında beni şaşırtmaya devam etti. Biberle açılan, sonrasında muskat, ardıç ve sedirle devam eden Golden Prince (E), Sidonie Lancesseur'un Kilian için de tasarladığı odunsulara benzeyen kremamsı bir ofis beyefendisi. Blue Lili (K) ise gül, gül ve bolca gül ile Amouage Opus X benzeri açılan, ortalardaki deri ve yeşil notalar olmasa gül komasına sokacak yılın en yoğun gül parfümü.

Orto Parisi - Yanardağ gibi alev alev açılıp Alessandro Gualtieri’nin kilometretaşı Black Afgano’ya göz kırpan olibanum bombası Terroni (U), Masque Manadala ile yılın tütsülü ve odunsu tasarımlarının tepesinde yer alıyor. Bir yıl Nasomatto’dan, diğer yıl Orto Parisi’den sağlı sollu saldırıyor Alessandro!

Parfums de Marly bu yıl kolaya kaçarak Leyton Exclusif (E)’i piyasaya sürdü. 2016 çıkışlı Leyton ile kullanım sırasında fark edilmeyecek kadar önemsiz farklılıklara sahip. Göreceli olarak daha karanlık, daha kompleks olan Leyon Exclusif, artistik açıdan yüksek puan toplarken koca bir yıl boyunca yalnızca konsantrasyon değişikliği yapan markaya olan saygımı sorgulattı.


Paul Emilien - Gucci bile silkelenip sentetik bombaları bırakmışken niş markaların L`Ombre des Hommes (E) tarzı parfümler tasarlamalarını kabullenemiyorum. Ultra jenerik bir lavanta, amber ve tütün parfümü arayışı varsa yeni Paul Emilien parfümü denenebilir.

Penhaligon’s artık ülkede tek noktada satılıyor. Gittiğinizde de yakınlarda ilgili distribütörün uzmanı yoksa vay halinize. Bu nedenle (tavşan dağa küsmüş, dağın haberi yok) markanın 2017 tasarımları olan Savoy Steam (U), Agarbathi (E) ve Paithani (K)’yi deneyemedim.

Puredistance geçtiğimiz yılı Antoine Lie imzalı aşırı doz çiçek buketi Warszawa (U) ile noktaladı. 80’ler powerhouse tadında kuvvetli ve olgun bir parfüm olan extrait konsantrasyonundaki Warszawa, yasemin ve menekşeyi karanlık bir bakış açısıyla yorumluyor. Bravo Puredistance, bravo Antoine Lie!


Sammarco yeni tanıştığım bir parfüm evi. Markaya ismini veren parfümör Giovanni Sammarco, kullandığı yüksek kalitedeki hammaddelerle niş parfüm pazarındaki konumunu emin adımlarla güçlendiriyor. Markanın 2017 tasarımı Naias, ana akım parfüm evlerinin sıkça yorumladığı meyveli çiçek kombinasyonun, karşılaştığım en kaliteli örnekleri arasında yer alıyor. Osmanthus, menekşe ve armut ekseninde dönen Naias, Giovanni’nin birçok tarzın altından başarıyla kalktığının göstergesi. 

Serge Lutens - Arif V216 ne kullanırdı? İşte bunu… Dent de Lait (U) ile bol aldehitli ruhsuz bir robot parfümü tasarlamış Christopher Sheldrake. Usta parfümörün kafası mı iyiymiş yoksa emekliliği mi geldi bilmiyorum. Anlamaya çok çalıştım ama anlayamadım… Temiz hissiyatlı, tekdüze ve soğuk tasarımlardan hoşlananlar deneyebilir. Aksi takdirde Dent de Lait tam bir zaman kaybı.

fotoğraf: anothermag.com (Esther Theaker)

Sospiro’nun 2017 tasarımı Ensemble (U), sahlep kıvamında oldukça hoş tütün ve misk. Özellikli gourmand arayışındakiler, dikkat!

The Different Company, yılı atom bombası gücündeki gourmand olan Majaïna Sin (U) ile geçirdi. Vanilya, kestane ve tonka fasülyesi ekseninde gezen Emilie Coppermann tasarımı, şeker komasına sokacak derecede güçlü olduğu için günlük kullanımda zorlayıcı olabilmekte. Gourmand olsun ne olursa olsun tayfaya baştacı olacak Majaïna Sin, tatlı parfümlere mesafeli yaklaşanlar için pek bir şey ifade etmeyecektir.

Tiziana Terenzi, 2017 yılının en üretken parfüm evi oldu. Markanın parfümlerini tasarlayan isim Paolo Terenzi, benim gözümde tıpkı Roja Dove gibi bir cover sanatçısı. Roja eski tarz Guerlain, Chanel ve Hermès ekolünde çalışırken Paolo’nun yelpazesi daha geniş ve usta parfümör pazarı daha yakından takip ediyor. Yıl boyunca markanın beni en çok etkileyen parfümü olan Porpora (U), gül, paçuli ve tütsü ile başarılı bir Frederic Malle - Portrait of a Lady yorumu. Vele (U), performansı tavan yapan L`Artisan Parfumeur - Premier Figuier (U) cover’ı iken Delox (U),  Tom Ford - Noir de Noir’ın açtığı yolda ilerleyen, gül ağırlıklı açılışın ardından bal ve kahvenin hissedildiği son derece güzel bir parfüm. Kaff (U) ise Memo - Irish Leather’a göz kırpan bir ardıç, menekşe ve deri birlikteliği.


Bu kadar parfüm tasarlayınca haliyle bazı tasarımlar da beklentinin altında kalıyor. Foconero (U), markanın İtalyan köklerine bağlı jenerik turunçgilli deniz parfümü ve Eclix (U), turunçgilli açılışının ardından pudrası fazla kaçmış bir badem yorumu. Yılın en zayıf ikilisi ise sıradan birer floral misk yorumu olan Saiph (U) ve Tabit (U) oldu. Klonlama ve kendi tarzında yeniden yorumlama arasındaki ince çizgideki duruşunu koruyan Terenzi kaderşleri, pazara farklı bir bakış açısı sundukları için tebrik ederim.

Tom Ford Private Blend, 1 yıl çalışıp 1 yıl kendini nadasa bırakan markalar arasında yer alıyor. Neyse ki 2017, markanın üretim dönemiydi. Oud Minérale (U), bu yıl ana akım markalarda bolca rastladığımız über sentetik bir deniz parfümü. İlk beş dakika kadar hmm güzel olabilir dedirtip de sonradan fazlasıyla yapay, tuzu ve hatta balığıyla deniz kokusu olan Oud Minérale, Bvlgari Acqua’nın niş karşılığı.


Bu yıl en iyi Private Blend ödülü Oud Wood Intense (U)’in! Oud Wood ne kadar naif ise 2017 çıkışlı Oud Wood Intense bir o kadar saldıgran. Parfümü flanker olarak nitelendirmeyeceğim, zira her iki tasarım da apayrı kulvarlarda seyrediyor. Tek ortak noktaları içeriklerindeki kaliteli oud… Yılın son parfümü Tobacco Oud Intense de selefine benzeyen, hayvansı notalar eşliğinde amber ve tütün parfümü. Olsa da olur, olmasa da olur dedirten cinsten… Peki ya Fucking Fabulous (U) ve Vanille Fatale (U)? Onlar halen görünürde olmadığı için yerleri 2018 raporunda rezerve edildi.

Xerjoff’un 2017 yılında deneyebildiğim tek parfümü Dolce Amalfi (U) sakız gibi kokuyor. E oldu mu Sergio?

Zoologist - Üç yıllık çiçeği burnunda marka Zoologist ve arkasındaki isim Victor Wong, 2017 yılında da parfüm dünyasını sallamaya devam etti. Kanada kökenli parfüm evinin geçtiğimiz yıl tasarladığı ilk parfümü olan Dragonfly (U); feminen tarafa yakın, bol aldehitli ozonik bir çiçek kombinasyonu. Yusufçuk anlamına gelen Dragonfly, tarlada gezip çiçeklere konduktan sonra yağmurlu havada gökyüzüne yükselen bir canlının hikayesini getiriyor aklıma. Tropik esintili Elephant (U), yemyeşil notalar, çay ve hindistan cevizi ile bezeli, ortalama performansına rağmen başyapıt mertebesinde egzotik bir yaz parfümü iken yılın kapanışını yapan Camel (U) buruk açılışıyla yaklaşan fırtınanın habercisi kıvamında, hayvansı bir kuru meyve ve mürrüsafi (myrhh) yorumu.


© Gurme Kokular - Niş Parfüm Yorumları / Röportajlar / İzlenimler
Maira Gall