19 Şubat 2014 Çarşamba

Keiko Mecheri - Loukhoum Eau Poudrée

Arabayı Almanlar, saati İsviçreliler, parfümü Fransızlar yapar! Küreselleşmeyle birlikte; üretim araçları, teknik bilgi ve beceri belli ülkelerin tekelinden çıksa da bahsi geçen ülke vatandaşlarının belli ürün gruplarındaki etnosentrik eğilimleri tartışılmaz… Yüzyıllarca geriye dayanan bir liderliğin paylaşılmak istenmemesi de son derece doğal. İtalyan ve İspanyol parfüm evleri bile pazarda kendilerine yeni yeni yer bulurken Amerikalıların “biz de varız” diye yola çıkması, 2000’li yıllara kadar çılgınlık olarak nitelendirilmekteydi.

Keiko Mecheri, 1998 yılında pazara giriş yapan Amerikan kökenli bir niş parfüm evi. Markaya ismini veren Keiko, Japonya’da doğup sonradan Amerika’ya yerleşmiş bir göçmen. Üniversitede aldığı piyano eğitiminin ardından estetik merakı iyice artıyor ve eşiyle birlikle parfüm sektörüne atılıyor.


Keiko Mecheri de pazarda varlığını sürdüren Amerikan kökenli diğer niş parfüm evleri gibi Fransız bir parfümör ile çalışıyor. Bond No.9, Le Labo ve A Lab on Fire gibi Amerikan kökenli parfüm evleri, ünlü Fransız parfümörler ile isimlerini duyururken, Keiko Mecheri’nin baş parfümörü bilinen ilk tasarımlarını Keiko ile yapan ISIPCA mezunu Yann Vasnier. Özellikle Loukhoum ile yakaladığı başarının ardından Yann, Comme des Garçons, Divine ve Tom Ford gibi markalar için de parfümler tasarlıyor ve sektördeki hatrı sayılır parfümörler arasına giriyor.

Loukhoum Eau Poudrée, farklı tarzıyla büyük başarı yaratmış ablası Loukhoum’dan 10 yıl sonra 2008’de piyasaya sürülüyor. Her ne kadar Loukhoum’u deneme fırsatım olmasa da birçok parfüm evinin Loukhoum’dan ilham alan tasarımlarının olduğunu söylemek mümkün. Loukhoum Eau Poudree de Louhkoum’un daha az tatlı ve hafif pudralı flanker’ı olarak parfüm severlerin beğenisine sunulmuş. Eski bir parfüm olmamasına rağmen sağlam bir hayran kitlesi olduğundan başarılı bir flanker olduğu söylenebilir. Hatrı sayılır bir çoğunluk da Eau Poudrée’yi Loukhoum’a tercih ettiğini belirtiyor.

Loukhoum Eau Poudrée’nin şekerli ve vanilyalı yoğun bir açılışı var. Wow dedirten etkileyici bir açılış! Hemen ardından pudramsı bir hissiyatla beraber badem net olarak algılanıyor. Parfümde badem kullanımı, Loukhoum ile aynı yıl piyasaya sürülen Serge Lutens - Rahat Loukoum ile birlikte bildiğim ilk örneklerden. Adından da anlaşılacağı gibi parfümün esin kaynağı Lokum. Hem de bademli, güllü lokum!


Orta notalarda destekleyici olarak kullanılan gül hissediliyor. Parfümlerin tatlılığını dengeleyip, baştan sona kadar aynı havada kalmasını engelleme amacıyla harmana eklenmiş, yerinde bir gül kullanımı mevcut. Aynı zamanda çok hafif hissedilen menekşe de parfüme renk katıyor. 

Sonlara doğru topraksı bir hava hissediliyor ve koku ilginç, dumanlı bir hale bürünüyor. Loukhoum Eau Poudrée, zaman içinde uyumlu değişimler gösteren, tatlılığına rağmen sıkıcı olmayan bir parfüm. Özellikle parfümün son fazında (drydown) dumanlı dumanlı gelen yanık vanilya şahane! Pudramsı hissiyatın da oldukça azalmasıyla topraksı, dumanlı bir vanilya kalıyor ki geriye, Yann Vasnier’i takdir etmemek mümkün değil.

Loukhoum Eau Poudrée, kadın parfümü olarak pazarlanmakta. Kadına daha çok yakıştığı da bir gerçek… Ancak gourmand parfümlerle arası iyi olan biri olarak parfümü kullandığım zaman kadın parfümü olmasını kesinlikle yadırgamıyorum. Hatta Kilian Back to Black kullanabilen bir erkeğin Loukhoum Eau Poudree’yi de rahatlıkla kullanabileceğini iddia ediyorum. Önemli olan parfümün ne şekilde pazarlandığı değil, ne hissettirdiği…

Loukhoum Eau Poudree bahar ve kış aylarında kullanımı uygun bir parfüm. Zira gourmand parfümlerin büyük çoğunluğu sıcak havalarda bunaltıcı olmakta. Bir kısmı da başladığı gibi biten yapısıyla deyim yerindeyse baygınlık vermekte. Ancak Loukhoum Eau Poudrée'nin her fazında oyuna yeni aktörler dâhil olduğu için gün içinde sıkmayan bir yapısı var. Kalıcılığı ve fark edilirliğiyle de kullanıcısının beklentisini fazlasıyla karşılıyor.


Loukhoum Eau Poudrée badem ve vanilya kullanımı bakımından Montale – Sweet Oriental Dream’i, pudramsı tatlılık bakımından ise Kilian – Back to Black’i andırıyor. Designer tayfada bildiğim bir örnek mevcut değil. Loukhoum'un tarzını sevenler için, yine bir vanilya - badem kokusu olan ve sıcak havalarda rahatlıkla kullanılabilecek Acqua di Parma - Mandorlo di Sicilia güzel bir alternatif olabilir. Hatta beraber kullanımı bile mümkün… Loukhoum Eau Poudrée’nin yakın zamanda değişen şişesi ise Dior – Hypnotic Poison’a saygı duruşunda bulunuyor.

Loukhoum Eau Poudrée’nin etrafta kolayca rastlanamayacak, özgün ancak güvenli bir yapısı var. Hediye olarak alınabilecek en uygun parfümlerden biri. Hediye alacak kimse yok mu? Kendinizi şımartın… Günlük kullanıma dahi uygun özel parfümler arasına kafadan girecektir.

Hiç yorum yok

Yorum Gönderme

© Gurme Kokular - Niş Parfüm Yorumları / Röportajlar / İzlenimler
Maira Gall