1 Şubat 2014 Cumartesi

Maison Francis Kurkdjian - Lumière Noire Pour Homme

Çocukluk yıllarımda en çok aklımda kalan parfüm şişesi sorulursa, Jean-Paul Gaultier’in Le Mâle’ı derim. Defalarca şans vermeme rağmen sevemediğim bir parfüm olsa da hem parfüm dünyasında kokusundan sunumuna kadar çığır açmış bir eser, hem de yeni mezun birinin 25 yaşında yaptığı ilk parfüm olmasını son derece etkileyici buluyorum.

Henüz gençlik yıllarında olay yaratmış bir parfümörün; Jean-Paul Gaultier, Dior, Giorgio Armani, Guerlain, Lancome ve Parfums MDCI gibi markalarla çalıştıktan sonra kendi parfüm evini kurması hiç şaşırtıcı değil. Yazının ilerleyen bölümlerinde de bahsettiğim gibi her ne kadar Francis Kurkdjian’ın tarzı tam olarak bana hitap etmese de parfüm dünyasının dahi isimlerinden biri olarak görüyorum kendisini. Hatta notalarla oynama açısından zaman zaman usta parfümör Jean-Claude Ellena ile bile karşılaştırılması Francis Kurkdjian’ın ne kadar farklı ve özgün bir çizgide ilerlediğini göstermekte.

Lumière Noire Pour Homme, Francis Kurkdjian’ın 2009 yılında kendi ismiyle kurduğu ve Maison Francis Kurkdjian isimini verdiği niş parfüm evinin en çok satan parfümlerinden biri. 

Paçuli ve baharatların yoğun olduğu sert bir açılışı var Lumière Noire’ın. Birkaç dakika içinde yüze çarpan sert hissiyat kayboluyor ve karşılaştığım en az köşeli, doğallıktan uzak ancak pürüzsüz bir gül baskın oluyor. Doğallıktan uzak demem yanıltmasın, Francis Kurkdjian, kokularla dans eden bir sanatçı. Erkek kullanımına uygun bir gül parfümü nasıl olur, onun dersini veriyor adeta. Kokunun kadın versiyonu olan Lumière Noire Pour Femme’de alışkın olduğumuz, son derece doğal bir gül kullanımı olduğunu belirtmek isterim.

Gül oturduktan sonra parfümün yardımcı oyuncuları paçuli ve baharatlar. Her ne kadar resmi notalarında açıklanmasa da kimyon benzeri bir baharat kullanımı algılıyorum Lumière Noire’ın içeriğinde. Keskin ve tatlı notaları dengelemek için kullanılan paçuli, Lumière Noire’da da son derece dengeli harmanlanmış. Sonlara doğru alttan alttan hissedilen tarçın da parfümü ilgi çekici hale getirip günlük kullanımda sıkmayan bir yapıya büründürüyor.

Lumière Noire uzun süre kullandığım parfümlerden biri. Kullandığım süre boyunca çevreye en ufak rahatsızlık vermeyen sakin bir beyefendi oldu benim için hep. EdT konsantrasyonunda olmasına rağmen kalıcılığı son derece iyiyken fark edilirliği 1 saatin sonunda düşüş göstermekte. Gün içinde tazelemek uygun olacaktır. 


Müzikle ilgili olanlar bilir, kompres denen bir hadise vardır. Herhangi bir ses sinyalini istenen aralıklarla, istenen düzeyde kısan işleme verilen isimdir. Genelde miksaj aşamasında kanalların birbirlerini bastırdığı durumlarda, bütünlüğün sağlanması amacıyla bolca kompresör kullanılır. Dozajının ayarlanamadığı durumlarda ise fazla sıkıştırılmış bir hissiyat vererek bazı dinleyicileri rahatsız eder. Lumière Noire’da benim için benzer bir durum söz konusu. Gül notasını erkek kullanımına uydurmak için uygulanmış fazlaca kompres var gibi hissediyorum. Adeta EQ yardımı ile köşeleri traşlanmış, rafine edilmiş bir kanal konumunda gül notası. Sonunda rahatlıkla kullanabileceğim bir gül parfüm var derken, beni üzen eden tek nokta, köşeleri yuvarlatmak adına kazandırılan cilalı hissiyat. 

Francis Kurkdjian’ın yarattığı ilk parfüm olan Le Mâle dahil bir çok parfümünde bahsettiğim kompresli, cilalı hissiyat mevcut. Notaları kendi halinde bıraktığı Absolue Pour le Soir, Oud Mood serisi ve Elie Saab Le Parfum’ e ise bayılıyorum.

Bir dönem kafayı bozup “manly rose (ekek kullanımına uygun gül)” hadisesine fazlaca takıp neredeyse piyasadaki tüm gül parfümlerini edindim. Creed Windsor, Le Labo Rose 31, Tom Ford Noir de Noir ve Amouage Lyric Man’i uzun süre kullandım. Frederic Malle Portrait of a Lady, Montale Black Aoud, Montale Attar, Dior Oud Ispahan, Kilian Rose Oud, L’Artisan Parfumeur Voleur de Roses , Bond No 9 New York Oud, ve Czech & Speake No 88’i ise dekant ve numuneler sayesinde kullanma fırsatı buldum. Net olarak söyleyebilirim ki aramın en iyi olduğu ve en başarılı bulduğum, erkek kullanımına uygun gül parfümü Lumière Noire. Bu uzun sürecin sonunda ise Bond No.9 New York Amber, Bond No.9 Signature ya da Dior Ambre Nuit gibi gülün rahatlıkla algılanabildiği ancak destekleyici konumda olduğu parfümlerle daha iyi geçindiğimi anladım. 

  
Her ne kadar gül temalı parfümlerle kendimi rahat hissetmesem de Lumière Noire, elegant hissiyatıyla kullandığım ve denediğim en beyefendi parfümler arasında. Kimseyi rahatsız etmeyen güvenli ama aynı zamanda çekici yapısıyla son derece özgün bir kompozisyon… Hem takım elbiseyi hem de günlük kıyafetleri kaldırabilecek özel bir yapısı var. Deneyip beğenilirse imza koku arayışına son verebilecek, ortam ve mevsim seçmeyen bir parfüm. Pour Homme ifadesine fazlaca takılmadan, parfümün kadın kullanımına da son derece uygun olduğunu eklemek isterim.

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

© Gurme Kokular - Niş Parfüm Yorumları / Röportajlar / İzlenimler
Maira Gall