24 Haziran 2015 Çarşamba

Rubini - Fundamental

Yalnızca yedi notanın kullanılmasıyla yüzbinlerce şarkı yaratılabiliyorsa, yüzlerce notanın kullanılabilmesiyle kaç farklı parfüm yapılabileceğini hayal edin… Sınırsız seçeneğe rağmen günümüz parfümlerinin büyük bölümü birbirine benzese de halen özel parfümlere rastlamak mümkün. Esxence 2015’de keşfettiğim Rubini Fundamental da benim için “özel” kategorisinde.

Andrea Bissoli Rubini ile tanışmam büyük bir tesadüf… Sevgili dostum Antonio Gardoni (Bogue Profumo) ile fuar alanında sohbet ederken tek bir parfümü olan, nispeten sade bir standın önünde duraklamamızla başlıyor hikâye. Antonio ile bir süredir arkadaş oldukları belli olan İtalyan beyefendinin denememiz için bileğimize sıktığı parfümle birlikte son yıllarda denk geldiğim en özgün parfümlerden birini kokluyordum...


Andrea Bissoli Rubini, pazardaki diğer oyuncuların aksine tek bir parfümle niş parfüm dünyasına giriş yapan İtalyan bir parfüm aşığı.  Rubini için parfüm bir aile geleneği olduğundan kendi adını verdiği markasında “temel” değerlerin yansıtılması hedeflenmiş. Buradan hareketle markanın ilk parfümü olan Fundamental, “temel” anlamına geliyor. Rubini'nin aile köklerini ifade eden Fundamental’ın tasarım sürecinde parfüm uzmanı Ermano Picco ve IFF ödüllü parfümör Cristiano Canali ile çalışılmış.

Fundamental derin bir temel üzerine kurulu turunçgil ve çiçek notalarıyla açılıyor. Daha ilk andan “genele hitap” kaygısı taşımayan farklı bir parfüm olduğu anlaşılıyor Fundamental’ın. Cristiano Canali ve Ermano Picco öyle bir derinliğe imza atmış ki nota nota ayrım yapmanın hiçbir anlamı yok. Tek söyleyebileceğim, ilk dakikalardan harmanı domine eden üzümün son ana kadar başrolü kimseye kaptırmadığı.

Trend olan gourmandları, jenerik meyve-çiçek ekseninde dönen parfümleri ve birbirinin kopyası odunsu deri kokular bir yana dursun, Fundamental bambaşka bir kategoride yer alıyor. Modern bir mimari eser kadar çok boyut barındırmaktan bahsediyorum. Peki, nedir Fundamental’ı diğer “çok boyutlu” parfümlerden ayıran? Üst notaları, orta notaları ya da dip notaları unutun… Fundamental’ın her anında hissedilen bir karmaşıklığı ve çok katmanlı yapısı var. Aynı zamanda birden fazla gerçeklik barındıran, modern parfüm dünyasının Interstallar’ı Fundamental!


Fundamental’ı her kullandığımda ayrı bir yönünü keşfediyorum. Kimi zaman reçinemsi bal, üzümü desteklerken bazen sedir ve sandal ağacı aynı görevi üstleniyor. Meyveli ve odunsu tema üzerine kurulu Fundamental, oldukça kuvvetli fark edilirlik değeriyle gün boyunca kendini hissettiriyor. Rubini’nin özgün parfümü, performansıyla da kendine hayran bırakıyor.

Cristiano Canali ve Ermano Picco, kurdukları karmaşık düzenle pazarda benzerine zor rastlanır bir işe imza atmışlar. Dolayısıyla herhangi bir referans noktam olmadığı için Fundamental için rahatlıkla “benzersiz” sıfatını kullanabilirim.


Fundamental’ın çok katmanlı yapısını yansıtan sunumunda yelkenlilerde ve eski binaların yapımında kullanılan fiberglas maddenin yeniden dönüşümüyle elde edilen “grabanite” isminde bir materyal kullanılıyor. Parfümün sunumunu üstlenen Francesca Gotti, nu_be’de olduğu gibi Rubini’de de olağanüstü bir iş çıkarmış. Fuar boyunca es geçtiğim stand İtalya’dan çıkan en özgün işlerden birini barındırıyormuş da haberim yokmuş... İyi ki Antonio ile tesadüfen o standın önünden geçmişiz de bütünüyle benzersiz olan bu parfümle geç olmadan tanışmışım!


Esxence 2015’ten bir favori seçmem gerekseydi, Fundamental açık ara ipi göğüslerdi. Sağlam konsept, zekice sunum ve zamanın ötesinde bir parfüm… Bay Rubini’nin sonsuz olasılıklar dünyasında attığı ilk kurşun, hedefi tam yerinden vuran cinsten!

Not: Bu yazı, 05.05.2015 tarihinde CaFleureBon için yazdığım yorumun, aslına büyük ölçüde sadık kalındığı Türkçe çevirisidir.

1 Mayıs 2015 Cuma

Neela Vermeire Creations - Pichola

Binlerce parfümün yer aldığı, onlarca lansmanın yapıldığı fuarda en çarpıcı parfümlerden ikisinin aynı parfümör tarafından yapılmış olması tesadüf olabilir mi? Peki, iki parfüm de tamamen farklı tarzda ve özgün tasarımlar desem, parfümörün yeteneğini daha açık anlatabilmiş olur muyum?

Hindistan kültürü ile modern Fransız parfüm anlayışını birleştiriyor Neela Vermeire. Tasarımlarının tamamını niş parfüm dünyasına yön veren isim Bertrand Duchaufour ile gerçekleştiren Neela, kültürel değerlerini tasarımlarına yansıtabilen özgün bir sanatçı. Onlarca marka ile çalışan Bertrand’ın Neela ile frekansları öylesine güzel örtüşmüş ki ortaya niş parfüm dünyasının en özgün markalarından biri çıkmış.


Geçtiğimiz ay Milano’da gerçekleşen Esxence’de lansmanı yapılan Pichola’nın ismi Hindistan’ın Udaipur kentindeki Pichola Gölü’nden geliyor. Daha doğrusu Neela’nın iki yıl önce Udiapur’da davetli olduğu bir düğün töreninden alıyor ilhamını bu ihtişamlı parfüm. Rahatlıkla "ihtişamlı" diyorum çünkü parfümü ilk denediğim an ve Neela’nın yüzüne şaşkın şaşkın baktığım an hala gözümün önünde!

Baharatlar, meyveler, çiçekler… Parfüm dünyasında yer alan bütün ana türlere ratlamak mümkün Pichola'nın açılışında. Notaların hepsi birbirini tamamlıyor… Biri bile olmasa, harman eksik kalırmış gibi hissettiriyor. İlk şok atlatıldığında portakal çiçeği, manolya ve tarçın, bu zengin parfümün başlangıcında iz bırakan notalar olarak kalıyor.

Neela’nın tasarımları Hindistan hakkında o kadar çok şey anlatıyor ki bana, sanki oralarda uzun süre vakit geçirmişim de her yeni Neela Vermeire parfümüyle anılarımı tazeliyor gibiyim. Pichola’yı her kullandığımda güneşin batmakta olduğu saatlerden geceye kadar olan zaman dilimini düşünüyorum. Turunçgillerin kokusu hala burnuma gelirken çiçekleri, baharatları ve odunsu notaları çekiyorum içime derin derin…

Pichola Gölü

Bertrand Duchaufour’un eşsiz tasarımında ortalara doğru ilerledikçe sümbülteber ve ylang ylang hissedilmeye başlıyor. Kullanıldığı harmanda ortalığı alt üst eden, dominant nota sümbülteber, Pichola’da ahengi bozmadan feminen bir dokunuş yapıyor sadece. Oryantal tarzı olan, gizemini çözemediğim bir kadın geliyor aklıma. Biraz daha tanımama izin verse kendini, neden bu kadar etkilendiğimi anlayacağım... Belki de hala çözemediğim için bu kadar etkileniyorum.


Kremamsı, baştan çıkarıcı bir havası var Pichola’nın. Sandal ağacı bu kremamsı hissiyatın mimarı pozisyonunda göreve başlıyor saatler sonra. Usta parfümör Bertrand Duchaufour öyle çok yönlü bir hava kazandırmış ki Pichola’ya, parfümün her fazında hissedilen temel bir nota olmasına rağmen harmandaki diğer oyunculardan rol çalınmıyor.

Pichola beni iyi hissettiren parfümler arasında kısa sürede yerini almış durumda. Sonlara doğru portakal çiçeği halen net olarak hissedilirken sandal ağacı ve aselbent reçinesi koyu bir katman halinde belli ediyor kendini. En belirgin notaları sümbülteber, portakal çiçeği ve sandal ağacı olan parfüm, Avrupa'da yazılan bir orta doğu masalı tarzında naif bir kapanış yapıyor günün sonunda.


Başlarda oldukça güçlü olan Pichola ilk saatin sonunda oldukça çekingen hale gelse de parfüm gün boyu kendini hissettiriyor. Öyle etraftakileri büyüleyeyim, herkes benden etkilensin tarzında değil, kullananın deneyimleyeceği eşsiz bir yolculuk olarak gelişim sürdürüyor parfüm.

Parfüm endüstrisindeki en başarılı işbirliklerini düşünecek olursam Neela Vermeire ve Bertrand Duchaufour ikilisi ilk sıralarda yer alacaktır. Hâlihazırda üstün yeteneklere sahip Bertrand, Neela’nın geleneksel yaklaşımın etkisiyle Neela Vermeire Creations çatısı altında harikalar yaratıyor. Farklı olmak için türlü türlü pazarlama numaraları yapan “sözde niş parfüm evleri” birbirini kopyalayadursun, birbirinden özgün tasarımlarıyla Neela Vermeire niş parfüme meraklı tayfanın gönlünde çoktan kendine özel bir yer edindi bile.

8 Nisan 2015 Çarşamba

Nishane - Múnegu (İngilizce)

Son yıllarda denk geldiğim en çarpıcı parfümlerden biri olan Múnegu'yu yorumlamak uzun süredir aklımdaydı. Esxence'te tanıştığım dünyanın en çok okunan parfüm bloglarından ÇaFleureBon'un editörü Michelyn bana Nishane parfümlerinden birini İngilizce olarak yorumlamak isteyip istemediğimi sorunca teredüüt etmeden Múnegu'yu seçtim. 


  Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular

Bu vesileyle bundan böyle ÇaFleureBon'a konuk yazar olarak katkıda bulunacağımın haberini vermekten mutluluk duyuyorum.

4 Nisan 2015 Cumartesi

Esxence 2015 İzlenimleri

“Yoksa öldüm de yan masada Mark Buxton kahvesini yudumlarken karşıdan gelen Bertrand Duchaufour’u mu görüyorum?”

26-29 Mart 2015 tarihlerinde Milano'da 7.si düzenlenen Esxence, niş parfüm endüstrisinin en önemli iki etkinliğinden biri. Parfüm meraklılarına; 160’ın üzerinde markanın yer aldığı, koridorlarında parfümörlerin cirit attığı, elinizi sallasanız distribütör ya da butik sahibine denk geldiğiniz bir yer nasıl anlatılır ki? Gördüklerim ve kokladıklarım bana kalsın, Esxence benim için sadece bir fuar değil, yaşarken cenneti gördüğüm bir dört duvar!

 Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular

Esxence 2015'in Türk parfüm endüstrisi için de tarihi bir önemi bulunuyordu. Ziyaretçi olarak fuara yıllardır distribütör göndersek de katılımcı olarak ilk kez bir Türk niş parfüm markası fuarda yer alacaktı. E tabi Türk basını da fuara ilk kez katılıyordu ;)

Çift yaka kartı iyidir! Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular

25 Mart günü Nishane ekibi Murat Katran ve Mert Güzel ile Milano’ya doğru giderken başlamıştı parfüm muhabbeti… İlk kez bir Türk niş parfüm markasının görücüye çıkacak olmasının heyecanı, denemeyi dört gözle beklediğim markalar, yıllardır irtibat halinde olduğum ama hiç görmediğim insanlar, yapılacak röportajlar… 

  Fotoğraf: Esxence Ekibi - esxence.com


Canlı performans ile açılış yapan fuarın ilk saatlerinde tek bir parfüm bile denemedim. Yüzümde anlamsız bir gülümsemeyle markaların kurdukları standları izledim hayran hayran… Sunumun ne kadar önemli olduğunu, hatta neredeyse kokunun önüne geçtiğini gözlemledim. Koku tarzını pek de beğenmediğim ancak standları görkemli markaların, kalite olarak çok daha üstün ancak standları mütevazı olan markalardan daha fazla ilgi gördüğünü görmek fuara dair tek hayal kırıklığım oldu.

  Fotoğraf: Esxence Ekibi - esxence.com

Angelo Orazio Pregoni'nin sıradışı sunumu... Detaylara dikkat! Fotoğraf: Esxence Ekibi - esxence.com

Fuarın açılış etkinliğini üstlenen, İtalyan parfüm dünyasının son günlerdeki en popüler ismi O'Driù’dan Angelo Orazio Pregoni idi. İlginç giyim tarzı ve renkli kişiliği ile sanki Esxence’e gelen herkes Angelo’yu tanıyor gibiydi. Esxence, bir süredir irtibat halinde olduğum Angelo ile sohbet etmek için güzel bir fırsat oldu. Yeni koleksiyonunu deneyip, tarzına olan hayranlığımı bir kez daha dile getirdim. Derinlemesine bir de röportaj yapıp kimselerin bilmediği şeyler öğrendim Angelo’dan. Fuarın sonlarına doğru “Sana bir şey söylemeyi unuttum” diyerek yeni koleksiyonunun adını bilmek isteyip istemediğimi sordu. Yüzünde alaycı bir ifade olduğu için doğruyu mu söyledi, yoksa beni fazla mı samimi buldu bilemiyorum ama yeni çıkacak koleksiyonuna “Kiss My Ass” ismini vermiş kafadan kırık adam! Belki de sadece benimle dalga geçti… Bakalım bekleyip göreceğiz!

Tuvalet kağıdından parfüm kutusu yapmanın daha ucuza geldiğini düşünüyor Angelo! Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular

Parfüm endüstrisinin kafasında saç kalmamış!

Bogue Profumo’nun yaratıcısı Antonio Gardoni ile katılımcılar arasında yer almadığı için haftalar önceden sözleştik. Aylardır yazıştığım samimi insanla yüz yüze tanışacak olmak benim için Esxence’in en önemli olayıydı. Yıllardır birbirini tanıyan iki eski dost gibi uzun uzun konuştuk Antonio ile. Beraber Nishane parfümlerini denedik, niş parfüm endüstrisinin gidişatı hakkında konuştuk, yeni parfümünü denedim, hatta hiçbir zaman görücüye çıkmayacak parfümlerini bile deneyip nirvanaya ulaştığımı hissettim… Parfüm hobisine gönül verdiğim günden beri tanışmaktan en çok mutluluk duyduğum insanların başında geliyor Antonio. Saatler yetmedi Antonio ile konuştuğumuz konulara... Şahane insanla en yakın zamanda tekrar bir araya gelmek üzere sözleşip ayrıldık. Nishane’nin hayvansı notalar içeren parfümü Afrika-Olifant’a ise deyim yerindeyse hasta oldu Antonio!

Antonio ile maskeleri takip etrafa ko(r)ku saldık!

Ego Facto’dan Pierre Aulas, Parfumerie Generale’den Pierre Guillaume, Histoires de Parfums’tan Gerald Ghislain, Olfactive Studio’dan Celine Verleure, Parfums de Nicolaï’den Damien ve Patricia Nicolaï, Eutopie’den Elodie Pollet, Le Galion’dan Nicholas Chabot, Chabaud’dan Mattia Bono, Ann Gerard, Neela Vermeire, Paul Emilien, Mark Buxton ve Bertrand Duchaufour ile yüz yüze tanışmak ve sohbet etmek oldukça keyifliydi. Saydıklarımın bir kısmına sadece kendimi hatırlatmak, dakikalarca sürecek sohbetin başlamasına yetiyordu…  Yeni tanıştığım ve hatırlayamadığım insanların da hepsiyle paylaşımda bulunmak harikaydı! Değerli dostum Olivier Durbano ise eylül ayında görücüye çıkaracağı parfümünün müjdesini verdi...

Klas insan Olivier Durbano!
 
Bertrand Duchaufour'u dışarda yakaladım

Pierre Guillaume (Parfumerie Generale, Huitieme Art, Phaedon ve Pierre Guillaume Collection Croisiere)

Ben kısa değilim! Mark Buxton çok uzun...

Thierry Mugler Alien'in kreatif direktörünün Pierre Aulas olduğunu biliyor muydunuz?

 Yaşayan efsane, Jean-Jacques Guerlain'ın yeğeni Patricia de Nicolaï

Bogue Profumo’nun yeni parfümü O/E, O'Driù - Vendetta, Neela Vermeire’nin yeni çıkacak parfümü Bertrand Duchaufour imzalı Pichola, The Different Company’nin bir kaşka Bertrand Duchaufour tasarımı olan I Miss Violet, Pierre Guillaume’in yeni Collection Croisiere serisi, Olfactive Studio Panorama, Rubini Fundamental, Paul Emilien Chaleur Gitane Gypsy, Aedes de Venustas Palissandre D'Or, Santi Burgas, Le Galion ve Eutoipe’nin yeni koleksiyonları ve MiN New York parfümleri benim için fuarın yıldızlarıydı.


Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular
 
 Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular

Fuarda daha önce deneme fırsatım olmayan ve ilk kez keşfettiğim markalar da vardı. Ülkemizde ithalatı olmayan ancak satılması gerektiğine inandığım parfüm evleri için de elimden geleni yapacağımın sözüyle dolu dolu geçen fuarı noktalamış oldum. Geriye yazıya dökülmesi gereken röportajlar, yorumlanmayı bekleyen yeni parfüm evleri, cevaplanması gereken tonla mail ve tatlı bir yorgunluk kaldı…

Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular

 Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular
 
Nishane’nin standında olanlarsa ülkemiz adına oldukça gurur vericiydi. Dünyanın en önemli parfüm bloglarından olan CaFleureBon’un editörü Michelyn Camen, Fragrantica’nın editörü Elena Knezhevich, Extrait.it'ten Alessio ve Simona ve Chemist in Bottle Lucas, Nishane parfümlerine kelimenin tam anlamıyla “ba-yıl-dı”. Hatta Michelyn Camen "fuarın en büyük keşfi" ifadesini kullandı Nishane için. Dünyanın dört bir yanından distribütörler ve butik sahiplerinin yoğun ilgisi de önümüzdeki günlerde ilk Türk niş parfüm markası Nishane’nin dünya çapında seçkin bir dağıtım ağına sahip olacağının önemli bir göstergesi. Basın kimliğimden artan zamanlarda standın başında durup ziyaretçilere seriyi tanıtmak da benim için gurur vericiydi. 

Denediğim ilk günden beri markaya inancım çok büyük. Bu nedenle parfüm evinin bir dünya markası haline gelmesine yakından tanıklık etmenin hazzını tarif edemem!

Nishane'nin yaratıcıları Murat Katran ve Mert Güzel

Sahiplendim standı!

Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular

Bir sonraki yıl Gurme Kokular’ın Esxence’in medya partnerleri arasında yer alacağının da haberini verirken, eylül ayındaki Pitti Fragranze için hazırlıklara başlıyoum...

Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular
© Gurme Kokular - Niş Parfüm Yorumları / Röportajlar / İzlenimler
Maira Gall