29 Mayıs 2014 Perşembe

Bond No. 9 - Hudson Yards

Büyük plak şirketlerine bağlı grupların/sanatçıların kontratlarında “x yıl içinde y kadar albüm çıkarılacaktır” gibisinden bir madde yer alır. Albümlerdeki filler (toplam süreyi arttırmak için konulan ve canlı performanslarda yer verilmeyen, içi doldurma şarkılar) şarkıların nedeni de çoğunlukla bu hadisedir. Henüz 4-5 şarkı hazırken zaman kısıtından ötürü stüdyoya girip de albümün kalanını kayıt aşamasında tamamlayan birçok grup bilirim… İçten gelen dürtülerle canlanan üretkenlik, maddi kaygılar arasına sıkıştırıldığında yapılan işin kalitesi de düşüyor.

İşletmelerin karşı karşıya olduğu sürekliliği sağlamak - müşteri istek ve ihtiyaçları - toplumsal unsurlar üçlüsüne benzetirim bu durumu. Dengeyi sağlayabilenler yıllar boyu başarıyla varlığını sürdürürken büyük çoğunluk kısa süreli şöhretin ardından silinir gider…


New York menşeili niş parfüm evi Bond No. 9’un yıllık parfüm kotası olduğuna inanıyorum. Güçlü pazarlama departmanlarına güvenip “nasıl olsa satar” mantığıyla son birkaç yıl içinde birbirinden farklı onlarca yeni parfüm sürdüler piyasaya. Hakkını yemeyeyim, kimileri oldukça özgün ve kaliteli ürünlerken, kimileri de kotayı doldurmak için üretilmiş parfümler izlenimi vermeye başladı bana.

Hudson Yards, Bond No. 9’ın New York Oud ile başlattığı, içinde Signature, New York Amber ve New York Patchouli gibi ağır topların bulunduğu yüksek parfüm konsantrasyonuna sahip serisinin en yeni kadın parfümü.

Parfüm alışverişi sürecinin en önemli kısmının kokunun ilk sıkıldığı an olduğuna inanıyorum. Başlangıç beğenildiyse şans veriliyor. Yok, hoşa gitmediyse kim bekler orta notaları! Ah bir bilinse bu şekilde kaç başyapıt es geçildi? Herneyse… Bond iyi tutturdu ilk karşılaşmada etkileme işini! Tatlı biber ve müge ile açılıyor Hudson Yards. Etkileyici ve ferah bir açılış… Müge çok net ve doğal hissediliyor. Sıkılan yeri koklayası geliyor insanın sürekli…

Biber etkisini kaybederken beyaz çiçekler ve gül hissediliyor. Şişe renginden dolayı yeşil bir parfüm beklerken beyazla açık pembe arası bir parfüm çıkıyor Hudson Yards. Çiçeklerin hâkimiyetinin artmasıyla da bir yerlerden tanıdık gelmeye başlıyor… Gelin çiçeği gibi bir parfüm Hudson Yards.


Pazarlama gücü ve marka kişiliğinden dolayı oldukça ilgimi çeken bir marka Bond No. 9. Yavaş yavaş sırlarını da çözdüğümü düşünüyorum… Tamamen kadınlara hitap ediliyorsa Amerika’yı baştan keşfetmeye gerek duymadan en popüler olan notalardan oluşan, yüksek konsantrasyonlu parfümler, hedef kitle erkekler ise, araştırmalar sonucu kadınların en beğendiği tarzda parfümler çıkararak risk almıyorlar. Uniseks kullanıma uygun parfümlerinde ise markanın en özgün işlerinin ortaya koyduğunu düşünüyorum.

Orta notalara doğru parfüme karakterini veren misk yoğun olarak hissedilmeye başlıyor. Sonrası ise tenden ayrılana kadar pudramsı misk, beyaz çiçekler ve gül… Ara ara gelen tatlılık da parfüme renk katıyor.

Hudson Yards, kadınların çok sevdiği notaların derlendiği bir parfüm. Deneyip de burun kıvıran birinin olacağını düşünemiyorum... Alışılageldik notaların kombinasyonundan oluştuğu için hem designer hem de niş tayfada benzerine rastlamak oldukça olası. Yoğun konsantrasyonundan dolayı kalıcılığı yerindeyken fark edilirliği ortalama düzeyde seyretmekte. Fark edilirliği korumak için gün içinde tazelemek yerinde olacaktır.


Hudson Yards kimseyi rahatsız etmeyecek tarzda güvenli bir koku. İçindeki yüksek parfüm konsantrasyonuna rağmen sıcak havalarda bile rahatlıkla kullanılabilir. Güzel kokan ve bolca da iltifat toplama potansiyeline sahip bir parfüm. E nesi eksik öyleyse diyeceksiniz… Pudralı hissiyatı olan, o kadar çok misk - çiçek kombinasyonu mevcut ki… Hudson Yards’ın tarza tek katkısı doğal olması ve yüksek konsantrasyonu. Girişte bahsettiğim filler şarkı niteliğinde bir parfüm olduğunu düşünsem de tarzı seven kadınların denemesinde fayda var. Kim bilir belki aranılan misk - çiçek parfümü Hudson Yards’tır…

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

© Gurme Kokular - Niş Parfüm Yorumları / Röportajlar / İzlenimler
Maira Gall