6 Ağustos 2014 Çarşamba

Au Pays de la Fleur d’Oranger - Rose Irisee

Au Pays de la Fleur d’Oranger, kadınlara yönelik tasarımlar üzerinde yoğunlaşmış Fransız bir parfüm evi. Markanın parfümlerini tasarlayan Jean-Claude Gigodot, çiçek notaları ağırlıklı çalışan bir parfümör. Son yıllarda ürün gamlarına ekledikleri yeni parfümlerle niş parfüm sektöründeki varlığını arttırmak isteyen markanın en çok hoşuma giden parfümü, Jean-Claude Gigodot'un en farklı tasarımı olduğunu düşündüğüm Rose Irisee.

 
Rose Irisee ile ilk tanıştığımda, “işte Iris Silver Mist’in daha kolay kullanılabilir hali” demiştim. Serge Lutens’in kült parfümü Iris Silver Mist’teki gibi soğuk hissiyatlı iris, turunçgil ve keskin bir içki notasıyla açılıyor parfüm. Köşeli ve sert bir başlangıç… İlk etapta alışması zor, zaman isteyen bir kompozisyon Rose Irisee.

Odunsu diyemeyeceğim, deyim yerindeyse tahtamsı (parfüm literatürüne yeni kavram kattım) bir parfüm Rose Irisee. Kuru tahtanın üzerine iris koyulmuş, üzerine de beyaz şarap dökülmüş gibi kokuyor parfümün başları. Kullandıkça kendini sevdiren, çekici gelen bir parfüm tasarlamış Jean-Claude Gigodot.

Başlardaki turunçgiller etkisini çabuk kaybediyor ancak iris ve odunsu notalar parfümün karakterini sabitleyip tenden ayrılana kadar net olarak algılanıyor. Soğuk hissiyatından olsa gerek, gri rengi çağrıştıran, hüzünlü bir parfüm olarak görüyorum Rose Irisee’i...


Ortalara doğru pudramsı bir hissiyat algılanıyor. Ylang-ylang ve gülün de oyuna dâhil olmasıyla başlardaki sert hava oldukça yumuşuyor. Hafif hafif gelen kafası dumanlı vanilyayla da oldukça zengin bir hale geliyor Rose Irisee. Tarzını kendime yakın bulmadığım Jean-Claude Gigodot, bana göre en dengeli parfümünü tasarlamış.

Rose Irisee’in sonları odunsu notalar ve miskin alışılageldik kombinasyonuyla sıradan bir hale geliyor. Sonlarından çok hoşlanmasam da parfümün baş ve orta kısımları oldukça zengin ve ilgi çekici olduğu için,  Rose Irisee benim gözümde “olmuş” bir parfüm. En azından kimseye benzemeye çalışmadan, kendi olan bir kompozisyon!

Girişte de bahsettiğim gibi, Rose Irisee’in Serge Lutens – Iris Silver Mist tarzı bir iris kullanımı var. Maurice Roucel’in çarpıcı tasarımı kadar sert bir parfüm olmasa da, algımda iki parfüm aynı kulvarda… Bir de koku olarak fazlaca benzeşmeseler de Hermes - Eau Claire des Merveilles tarzında odunsu kokulardan hoşlananlar, Rose Irisee’i de takdir edecektir diye düşünüyorum.

Rose Irisee, günlük kullanıma uygun bir parfüm değil. Hüzünlü bir parfüm benim gözümde… Dolayısıyla ruh haline göre tercih edilecek bir kompozisyon. Au Pays de la Fleur d’Oranger’ın birçok parfümü gibi, Rose Irisee de kadın kullanımı için pazarlanıyor. Feminen yönünün ağır bastığını kabul etsem de parfümü kullandığım süre boyunca üzerimde hiç yadırgamadım. Dolayısıyla tarzı seven erkekler de zorlanmadan kullanacaklardır. Özellikle Hermes - Eau Claire des Merveilles ve Eau de Merveilles kullanan erkeklerin oldukça hoşuna gidecek bir parfüme imza atmış Au Pays de la Fleur d’Oranger.


Rose Irisee’in kalıcılığı oldukça iyiyken fark edilirliği için ortalama değerlerde seyrediyor diyebilirim. Parfümüyle ön plana çıkmak istemeyen, ne aradığını bilen biri için dört mevsim kullanılabilecek bir yapısı var.

Benzerine az rastlanır gizemli ve konforlu bir parfüm Rose Irisee. Hüzünlü ruh halinin karakteristik kokusu… Çiçeklerle desteklenmiş odunsu kokulardan hoşlananların, Rose Irisee’i denemesini öneririm. Zamanla kendini sevdirecektir...

Hiç yorum yok

Yorum Gönderme

© Gurme Kokular - Niş Parfüm Yorumları / Röportajlar / İzlenimler
Maira Gall