10 Ağustos 2014 Pazar

Parfums de Marly - Galloway

Parfums de Marly, 18. Yüzyılda Fransa’da krallık yapmış 15. Louis’in parfümlere ve atlara olan ilgisinden ilham alan Fransız bir parfüm evi. “Kraliyet esansı” adı altında pazarlanan parfüm isimleri de markanın logosundan da anlaşılabileceği gibi atlardan geliyor. Hikâyeden hareketle “eski kafa parfüm” beklentisine kapılma olasılığı artsa da, Parfums de Marly son derece modern tasarımları olan bir parfüm evi.

Parfums de Marly’nin sevmediğim parfümü yok desem yeridir. Tüm tasarımlarını belli bir kalitenin üzerinde görüyorum… Yine de markanın bugüne kadar deneyip de “daha önce böyle bir şeye rastlamadım” diye düşündüren bir parfümü de olmadı… Biraz daha cesaretli davranırsa (bu hadiseden bahsedeceğim) beni can evimden vurma potansiyeli olan markanın, koleksiyonuna en son eklenen parfümünün ismi ise Galloway.

Galloway, açılışı turunçgiller ve biberle yapıyor. Mağazada denenir denenmez “budur” denip kendini aldıracak kadar etkileyici ve güzel bir başlangıç… Keşke hep üst notalar kalsa diye düşünüyorum Galloway’i her kullandığımda. Ama ne yazık ki hikâye başladığı gibi etkileyici gelişmiyor…

Portakal çiçeği, üst notalarda kendini tadımlık gösterip geri planda varlığını hissettirmesini sevdiğim bir nota. Aksi takdirde en hafif ve transparan kompozisyona bile yoğun bir katman eklediğini düşünüyorum. Sanırım çoğunluğun ferah diye nitelendirdiği bir nota hakkında bu şekilde düşünen tek kişiyim ama bana hissettirdikleri böyle işte… Galloway’i benden uzaklaştıran da, orta notalardaki uzunca süre etkisini kaybetmeyen portakal çiçeği ve miskin kombinasyonuyla oluştuğunu düşündüğüm yapay katman…

Galloway’i turunçgiller ve portakal çiçeğinin desteklediği bir misk parfümü olarak tanımlayabilirim. Açılıştaki biber etkisini kısa sürede kaybetse de turunçgiller Galloway’in ortalarında dahi kendini hissettirmeye devam ediyor. Her ne kadar parfümün her fazı genel beğeniye hitap etse ve iltifat toplasa da, misk ve portakal çiçeği rahat hissetmemi engelliyor. Belki de fazla kadınsı bulduğumdan, parfümü güvenle kullanamıyorum.


Temiz temiz kokuyor Galloway. Şişesi gibi beyaz rengi çağrıştıran, köşesiz ve güvenli bir parfüm… Hafif tatlılığı olan bir amber notası hissediliyor sonlarda da. Naif ve konforlu havasını baştan sona hissettiren bir parfüm olarak da tenden ayrılıyor Parfums de Marly’nin son tasarımı.

Galloway, ikinci bir ten gibi gün boyu kendini hissettiriyor. Temiz ve çekingen havasından olsa gerek, fark edilirliği ortalamanın altında seyrediyor ve sadece yakına gelenleri etkilemeyi tercih ediyor. Çok sıcak günler hariç her mevsime ve ortama da uyum sağlayarak, harmanının kalitesini ortaya koyuyor!

Parfums de Marly benzersiz tasarımları olan bir marka değil. Başarı elde etmiş tasarımları kendi tarzlarıyla yorumladıklarına inandığım bir parfüm evi. Giriş kısmında bahsettiğim “biraz daha cesaretli davranma” hadisesiyle de kastım tam olarak bu… Godolphin’in Tuscan Leather’a, Herod’un Tobacco Vanille ve Back to Black’e, Oajan’ın Ambre Narguile’ye ve Shagya’nın Cruel Intentions’a olan benzerliklerini tesadüf olarak nitelendirmek, iyimser bir düşünce olacaktır. Dolayısıyla, Parfums de Marly’nin trend yaratmak yerine trendi yakalama amacında olan bir marka olduğu söylenebilir. Ancak kendi yorumlarını da katarak kaliteli içerikler kullanmaları, benim açımdan durumu kurtarıyor… Buradan hareketle Galloway’in de benzersiz bir parfüm olmama ihtimali yüksek... Yine de en az potansiyel selefi kadar kaliteli olduğunu düşünmek yanlış olmayacaktır.


Galloway üniseks olarak pazarlanansa da kadın teniyle daha uyumlu olduğunu düşündüğüm karakteristik bir misk parfümü. Genel beğeniye hitap eden, bolca iltifat toplayan bir başka tasarıma imza atmış Parfums de Marly… Her ne kadar aradığım farklılığı bulamasam da birçok kullanıcı için imza parfümü olabilecek nitelikte, kalite hissiyatı yüksek bir parfüm olmuş Galloway.

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

© Gurme Kokular - Niş Parfüm Yorumları / Röportajlar / İzlenimler
Maira Gall