3 Haziran 2014 Salı

CB I Hate Perfume - Greenbriar 1968

İş hayatıyla günlük hayatı birbirine adapte edemeden yaşayan nesilleriz. Hayatımızı devam ettirebilmek için gerekli olan kaynağı elde edebilmek için, yaratılmak istenen kişiliklere bürünmeye mecbur tutuluyoruz. Kaç kişi istediği gibi giyinip davranabilirken kendini tatmin edebilecek nitelikte bir işe sahip? Ya da toplantıya günlük kıyafetleriyle katılabilen var mı?

Toplum normları denen hadise var ya, işte o yüzden nasıl giyindiğimizin yanısıra nasıl koktuğumuza da dikkat etmemiz bekleniyor. Bırakın güzel kokmayı, düzenli yıkanmayı bile alışkanlık haline getirememiş bir toplumda “ayyh parfümün çok ağırmış” benzeri bir yorum duymak, kendi adıma isteyeceğim son şeylerden… Bu yüzden parfümleri günlük, özel gecelere uygun, yazlık veya kışlık gibi sınıflara ayırma ihtiyacı hissediyoruz. Son zamanlarda tanıştığım marka CB I Hate Perfume sayesinde bu kategorizasyona yeni bir sınıf eklemeye karar verdim. Beklenti olmadan kullanılacak, alıp bir yerlere götüren, gülümseten bir sınıf: Mutlu olmalık


CB I Hate Perfume Dosyası’nda anlattığım gibi, anıları canlandırmayı amaçlıyor Christopher Brosius. Greenbriar 1968’i de büyükbabasının anısına tasarlamış yetenekli parfümör. Onu hatırlardan kokulardan bir harman yapmış.

Puro tütünü eşliğinde net olarak toprak kokuyor Greenbriar 1968. Biraz da toprağın üstündeki çim kokuyor hatta… Yüzümde nedensiz bir gülümsemeye sebep oluyor bu ilginç başlangıç. Toprak hissiyatı veren paçuli ya da menekşe kökü gibi notalar parfümlerin bazında sıklıkla kullanılıyor da, saf olarak ıslak toprağın kokusu? Deli işi…

Greenbriar 1968 nispeten basit bir parfüm. Islak toprak, toprağın üzerindeki yeşillikler, puro tütünü ve hafif deri… Öyle hoş kokuyor ki, notalarla anlatmak ne kadar kolaysa hislerle anlatmak bir o kadar zor. Her şeyden önce toprak kokusunu net olarak algılıyor olmak oldukça ilginç bir deneyim.

Büyükbabasını hatırlatan kokuları sıvı forma dönüştümüş Christopher. Mütevazı bir tarlanın içinde bir çiftlik evi düşünün. Evin içindeki adam purosunu içiyor hayata dair en ufak kaygısı olmadan... İçime çektiğimde böyle kokuyor Greenbriar 1968. Hatta bahçedeki çitlerin bile kokusu geliyor!


Toprağın hem kirini hem de temizliğini yansıtmış Christopher. Almış şişelemiş işte bir şekilde… Bırakın moda markalarını, niş parfüm markalarının bile toprak kokan bir parfümü pazara sürme cesareti gösterebileceğini sanmıyorum. Christopher Brosius, kesinlikle diğer parfümörlerden farklı işler yapan özgür bir adam.

Greenbriar 1968’in fark edilirliği ortalamanın altında. Kalıcılığı ise ortalama değerlerde seyrediyor. Önemsiyor muyum? Zerre kadar umrumda değil! Böyle kokan bir parfümün benim için önemli olan niteliği performansı değil, hissettirdikleri… Toprak kokan bir parfüm kullanan insan, keyfini ön planda tutuyordur. Amaç başkalarını etkilemekse, serinin geneli gibi Greenbriar 1968 de oldukça yanlış bir seçim olacaktır.

Bois Farine yorumumda Jean Claude Ellena’nın keyif parfümü yaptığını yazmıştım. Diğer keyif parfümümü de bir süre önce keşfettim… Sadece evde koklamak için bile şişesi alınabilecek, parfümden ziyade bir sanat eseri Greenbriar 1968. Girişte de yazdığım gibi, “mutlu olmalık” bir parfüm!

Hiç yorum yok

Yorum Gönderme

© Gurme Kokular - Niş Parfüm Yorumları / Röportajlar / İzlenimler
Maira Gall