28 Ocak 2014 Salı

Frédéric Malle - French Lover

- Dominique, çiçekler sende.
- Jean-Claude, turunçgiller ve sucullardan sorumlusun.
- Olivia, o güzel yeşillerinden bir bomba daha istiyorum. L’Artisan’a yaptıklarından bile iyi olsun bak!
- Maurice, takıl sen. Serinin en zorlayıcı parfümünü bekliyorum. Serbestsin…
- Pierre, Kouros ve Cool Water’ı yapmış adamsın. Serinin maskulen best seller’ını yarat bana!


2000’li yılların başında Frederic Malle, en sevdiği parfümörleri yuvarlak bir masa etrafına toplayıp bu konuşmayı yapar. Amaç her tarzdan parfüm severin ilgisini çekip evlerine konuk olmaktır. Sonrasında saatlerini kurup laboratuvarlara dağılırlar…

Hikâyenin devamı pazarlama kitaplarında örnek olay olarak anlatılan cinsten bir başarı süreci. Parfüm severler içinse birçok kulvarda türünün en iyisi kokularla tanışma fırsatı… Carnal Flower’ın en başarılı sümbülteber-yasemin, Vetiver Extraordinaire’in en rafine vetiver, Bigarade Concentree’nin en doğal turunçgil parfümü veya Musc Ravageur’un en çok olay yaratan gurme parfüm olduğunu bu işle biraz olsun ilgilenen kaç kişi inkar edebilir?

Parfüm dünyasının çığır açan maskulenlerini yapan Pierre Bourdon'un, Frederic Malle için tütsü ve vetiveri bir araya getirerek yarattığı serinin en maskulen kokusu French Lover. Parfüm, Amerika pazarında ise politik nedenlerden ötürü Bois d'Orage adıyla pazarlanmakta.

Yoğun olarak biber olmak üzere baharatlar ve tütsüyle çarpıcı bir açılışı var French Lover’ın. İnsana geçmişte huzur bulduğu anları, mutlu zamanlarını hatırlatıyor. Frederic Malle’ın bir teknik direktör edayısla “sizlerden etkileyici açılışlar bekliyorum arkadaşlar” dediği bir sahne canlanıyor kafamda serinin diğer parfümlerini de düşündükçe. Herneyse… 

Hani her güzel şey kısa olur derler ya, French Lover’ın da açılışındaki etkileyici hava son derece kısa sürüyor. Vetiver yavaş yavaş kokunun geneline hakim olup tarzı bambaşka bir yere çekiyor. Vetiver kokularının genelde temizliği ve şıklığı çağrıştıran elegant bir hissiyatı vardır. Uç noktada bir kullanımı olmadıkça “fazlaca ilgi çekeyim, dikkatler benim üzerimde olsun da herkesi etkileyeyim” tarzında kokular değildir. French Lover da vetiver oyuna dahil olana kadar hipnotize edip sonrasında durulan kendi halinde bir beyefendi.

Orta notalara doğru ilerlerken Pierre Bourdon’un erkek parfümlerinde olmazsa olmazları sedir ve meşe yosunu devreye girip tütsü ve vetivere eşlik ediyor. Sonrasında ise parfüm odunsu bir yapıda devam edip yavaş yavaş köşesine çekiliyor.

French Lover kimseyi rahatsız etmeyecek yapıda, kapalı ortamda güvenli bir parfüm aradığımda elimin gittiği kokulardan. Fark edilirliği benim standartlarıma göre ortalamanın biraz altında seyrettiğinden çok sık kullandığım bir parfüm olmasa da koleksiyonumda en azından dekant olarak tutmaktan keyif aldığım elit bir parfüm. Kalıclığına ise ortalama düzeyde seyrediyor diyebilirim. Gün içinde tazelemek yerinde olacaktır.

Designer tayfadan French Lover’ın benzeri olmasa da, açılışları çok farklı olmasına rağmen FL’a yakın bulduğum parfüm L’Artisan Parfumeur – Timbuktu. Özellikle orta notalarda tütsü ve vetiver kombinasyonları ile Timbuktu, French Lover’ın daha ferah kuzeni gibi. Tarzı seven her iki parfümü de dönüşümlü olarak kullanmaktan keyif alacaktır.

Başlangıçta neye uğrandığını şaşırtan, sonrasında ise takım elbiseye bürünen French Lover yıllardır serinin en çok satan maskuleni. Parfümün günlük kullanımda son derece konforlu, özel zamanlarda ise fazla güvenli kalan bir tarzı var. Fark edilirliği tolerans limitleri içerisinde kaldığında imza parfüm arayışına son verebilecek, ne aradığını bilen bir beyefendi parfümü French Lover.
 

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

© Gurme Kokular - Niş Parfüm Yorumları / Röportajlar / İzlenimler
Maira Gall