8 Nisan 2015 Çarşamba

Nishane - Múnegu (İngilizce)

Son yıllarda denk geldiğim en çarpıcı parfümlerden biri olan Múnegu'yu yorumlamak uzun süredir aklımdaydı. Esxence'te tanıştığım dünyanın en çok okunan parfüm bloglarından ÇaFleureBon'un editörü Michelyn bana Nishane parfümlerinden birini İngilizce olarak yorumlamak isteyip istemediğimi sorunca teredüüt etmeden Múnegu'yu seçtim. 


  Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular

Bu vesileyle bundan böyle ÇaFleureBon'a konuk yazar olarak katkıda bulunacağımın haberini vermekten mutluluk duyuyorum.

4 Nisan 2015 Cumartesi

Esxence 2015 İzlenimleri

“Yoksa öldüm de yan masada Mark Buxton kahvesini yudumlarken karşıdan gelen Bertrand Duchaufour’u mu görüyorum?”

26-29 Mart 2015 tarihlerinde Milano'da 7.si düzenlenen Esxence, niş parfüm endüstrisinin en önemli iki etkinliğinden biri. Parfüm meraklılarına; 160’ın üzerinde markanın yer aldığı, koridorlarında parfümörlerin cirit attığı, elinizi sallasanız distribütör ya da butik sahibine denk geldiğiniz bir yer nasıl anlatılır ki? Gördüklerim ve kokladıklarım bana kalsın, Esxence benim için sadece bir fuar değil, yaşarken cenneti gördüğüm bir dört duvar!

 Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular

Esxence 2015'in Türk parfüm endüstrisi için de tarihi bir önemi bulunuyordu. Ziyaretçi olarak fuara yıllardır distribütör göndersek de katılımcı olarak ilk kez bir Türk niş parfüm markası fuarda yer alacaktı. E tabi Türk basını da fuara ilk kez katılıyordu ;)

Çift yaka kartı iyidir! Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular

25 Mart günü Nishane ekibi Murat Katran ve Mert Güzel ile Milano’ya doğru giderken başlamıştı parfüm muhabbeti… İlk kez bir Türk niş parfüm markasının görücüye çıkacak olmasının heyecanı, denemeyi dört gözle beklediğim markalar, yıllardır irtibat halinde olduğum ama hiç görmediğim insanlar, yapılacak röportajlar… 

  Fotoğraf: Esxence Ekibi - esxence.com


Canlı performans ile açılış yapan fuarın ilk saatlerinde tek bir parfüm bile denemedim. Yüzümde anlamsız bir gülümsemeyle markaların kurdukları standları izledim hayran hayran… Sunumun ne kadar önemli olduğunu, hatta neredeyse kokunun önüne geçtiğini gözlemledim. Koku tarzını pek de beğenmediğim ancak standları görkemli markaların, kalite olarak çok daha üstün ancak standları mütevazı olan markalardan daha fazla ilgi gördüğünü görmek fuara dair tek hayal kırıklığım oldu.

  Fotoğraf: Esxence Ekibi - esxence.com

Angelo Orazio Pregoni'nin sıradışı sunumu... Detaylara dikkat! Fotoğraf: Esxence Ekibi - esxence.com

Fuarın açılış etkinliğini üstlenen, İtalyan parfüm dünyasının son günlerdeki en popüler ismi O'Driù’dan Angelo Orazio Pregoni idi. İlginç giyim tarzı ve renkli kişiliği ile sanki Esxence’e gelen herkes Angelo’yu tanıyor gibiydi. Esxence, bir süredir irtibat halinde olduğum Angelo ile sohbet etmek için güzel bir fırsat oldu. Yeni koleksiyonunu deneyip, tarzına olan hayranlığımı bir kez daha dile getirdim. Derinlemesine bir de röportaj yapıp kimselerin bilmediği şeyler öğrendim Angelo’dan. Fuarın sonlarına doğru “Sana bir şey söylemeyi unuttum” diyerek yeni koleksiyonunun adını bilmek isteyip istemediğimi sordu. Yüzünde alaycı bir ifade olduğu için doğruyu mu söyledi, yoksa beni fazla mı samimi buldu bilemiyorum ama yeni çıkacak koleksiyonuna “Kiss My Ass” ismini vermiş kafadan kırık adam! Belki de sadece benimle dalga geçti… Bakalım bekleyip göreceğiz!

Tuvalet kağıdından parfüm kutusu yapmanın daha ucuza geldiğini düşünüyor Angelo! Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular

Parfüm endüstrisinin kafasında saç kalmamış!

Bogue Profumo’nun yaratıcısı Antonio Gardoni ile katılımcılar arasında yer almadığı için haftalar önceden sözleştik. Aylardır yazıştığım samimi insanla yüz yüze tanışacak olmak benim için Esxence’in en önemli olayıydı. Yıllardır birbirini tanıyan iki eski dost gibi uzun uzun konuştuk Antonio ile. Beraber Nishane parfümlerini denedik, niş parfüm endüstrisinin gidişatı hakkında konuştuk, yeni parfümünü denedim, hatta hiçbir zaman görücüye çıkmayacak parfümlerini bile deneyip nirvanaya ulaştığımı hissettim… Parfüm hobisine gönül verdiğim günden beri tanışmaktan en çok mutluluk duyduğum insanların başında geliyor Antonio. Saatler yetmedi Antonio ile konuştuğumuz konulara... Şahane insanla en yakın zamanda tekrar bir araya gelmek üzere sözleşip ayrıldık. Nishane’nin hayvansı notalar içeren parfümü Afrika-Olifant’a ise deyim yerindeyse hasta oldu Antonio!

Antonio ile maskeleri takip etrafa ko(r)ku saldık!

Ego Facto’dan Pierre Aulas, Parfumerie Generale’den Pierre Guillaume, Histoires de Parfums’tan Gerald Ghislain, Olfactive Studio’dan Celine Verleure, Parfums de Nicolaï’den Damien ve Patricia Nicolaï, Eutopie’den Elodie Pollet, Le Galion’dan Nicholas Chabot, Chabaud’dan Mattia Bono, Ann Gerard, Neela Vermeire, Paul Emilien, Mark Buxton ve Bertrand Duchaufour ile yüz yüze tanışmak ve sohbet etmek oldukça keyifliydi. Saydıklarımın bir kısmına sadece kendimi hatırlatmak, dakikalarca sürecek sohbetin başlamasına yetiyordu…  Yeni tanıştığım ve hatırlayamadığım insanların da hepsiyle paylaşımda bulunmak harikaydı! Değerli dostum Olivier Durbano ise eylül ayında görücüye çıkaracağı parfümünün müjdesini verdi...

Klas insan Olivier Durbano!
 
Bertrand Duchaufour'u dışarda yakaladım

Pierre Guillaume (Parfumerie Generale, Huitieme Art, Phaedon ve Pierre Guillaume Collection Croisiere)

Ben kısa değilim! Mark Buxton çok uzun...

Thierry Mugler Alien'in kreatif direktörünün Pierre Aulas olduğunu biliyor muydunuz?

 Yaşayan efsane, Jean-Jacques Guerlain'ın yeğeni Patricia de Nicolaï

Bogue Profumo’nun yeni parfümü O/E, O'Driù - Vendetta, Neela Vermeire’nin yeni çıkacak parfümü Bertrand Duchaufour imzalı Pichola, The Different Company’nin bir kaşka Bertrand Duchaufour tasarımı olan I Miss Violet, Pierre Guillaume’in yeni Collection Croisiere serisi, Olfactive Studio Panorama, Rubini Fundamental, Paul Emilien Chaleur Gitane Gypsy, Aedes de Venustas Palissandre D'Or, Santi Burgas, Le Galion ve Eutoipe’nin yeni koleksiyonları ve MiN New York parfümleri benim için fuarın yıldızlarıydı.


Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular
 
 Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular

Fuarda daha önce deneme fırsatım olmayan ve ilk kez keşfettiğim markalar da vardı. Ülkemizde ithalatı olmayan ancak satılması gerektiğine inandığım parfüm evleri için de elimden geleni yapacağımın sözüyle dolu dolu geçen fuarı noktalamış oldum. Geriye yazıya dökülmesi gereken röportajlar, yorumlanmayı bekleyen yeni parfüm evleri, cevaplanması gereken tonla mail ve tatlı bir yorgunluk kaldı…

Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular

 Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular
 
Nishane’nin standında olanlarsa ülkemiz adına oldukça gurur vericiydi. Dünyanın en önemli parfüm bloglarından olan CaFleureBon’un editörü Michelyn Camen, Fragrantica’nın editörü Elena Knezhevich, Extrait.it'ten Alessio ve Simona ve Chemist in Bottle Lucas, Nishane parfümlerine kelimenin tam anlamıyla “ba-yıl-dı”. Hatta Michelyn Camen "fuarın en büyük keşfi" ifadesini kullandı Nishane için. Dünyanın dört bir yanından distribütörler ve butik sahiplerinin yoğun ilgisi de önümüzdeki günlerde ilk Türk niş parfüm markası Nishane’nin dünya çapında seçkin bir dağıtım ağına sahip olacağının önemli bir göstergesi. Basın kimliğimden artan zamanlarda standın başında durup ziyaretçilere seriyi tanıtmak da benim için gurur vericiydi. 

Denediğim ilk günden beri markaya inancım çok büyük. Bu nedenle parfüm evinin bir dünya markası haline gelmesine yakından tanıklık etmenin hazzını tarif edemem!

Nishane'nin yaratıcıları Murat Katran ve Mert Güzel

Sahiplendim standı!

Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular

Bir sonraki yıl Gurme Kokular’ın Esxence’in medya partnerleri arasında yer alacağının da haberini verirken, eylül ayındaki Pitti Fragranze için hazırlıklara başlıyoum...

Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular

22 Mart 2015 Pazar

Cigar - Essence de Bois Precieux

Kaliteli bir puronun yapımı ortalama 9 ay sürüyor. Hasat aşamasından yaprakların teker teker seçimine, kurutmadan sarım işlemine kadar emek yoğun bir süreç puro yapımı. Bir de uygun şartlar altında dinlendirilip yıllandırılması var ki, o bambaşka bir hadise… Ortalama 45dk süren bir keyfin tüketime hazır hale gelmesi yıllar bile en azın bir yıl alırken uzun saatler performans göstermesi beklenen bir parfümün tasarım ve üretim süreçleri üzerinde hiç düşündünüz mü? 

Cigar, niş parfüm felsefesine uzak bir bakış açısıyla kaliteyi nispeten uygun fiyata sunmayı amaçlayan FIFI ödüllü bir Fransız parfüm evi.  Markanın parfümleri puroya benzeyen şişelerde satışa sunuluyor. Cigar, Christine Nagel, Corinne Cachen ve Christian Dussoulier gibi parfümörlerle çalışarak uzun dönemli hedeflerini de yüksek tutmuş durumda. Essence de Bois Precieux, Mystic Scent ile birlikte markanın erkek için pazarlanan en beğendiğim parfümü.


Muskat ve kakule ağırlıklı baharatlarla etkileyici bir açılış yapıyor Essence de Bois Precieux. Zengin bir harman olduğu, üzerinde çalışıldığı her halinden belli… Dipten gelen safran da açılıştaki şölene onur konuğu olarak eşlik ediyor.

Essence de Bois Precieux’u kullandığımda kendimi Habanos tayfadan bir puro yakıp arkama yaslanmışım gibi hissetmesem de rafine bir parfüm kullandığımı düşünüp keyifleniyorum. Tütsü ve tarçının harmana dâhil olmasıyla parfüm asıl karakterine bürünüyor.

Hafiften piyasa işi gibi duran, etkileyici bir parfüm Essence de Bois Precieux. Koku karakterine rağmen niş parfüm felsefesi korunarak yapaylıktan uzak durulması da takdire şayan... Parfüm ile ilgili tek bir eleştirim var, o da derinlik!

 Fotoğraf: Berkan Başoğlu - instagram.com/gurmekokular

Essence de Bois Precieux, odunsu notalarla desteklenmiş bir tarçın parfümü. Ortalara doğru hissedilen odunsular harmanı zenginleştirirken aradığım derinliği vermekte yetersiz kalıyorlar. Ah biraz daha çok boyutlu olsaymış diyorum parfümü her kullandığımda. Yediğim baklava çok lezzetli olsa da ince ince, kat kat açıldığını hissetmek isterim….

Sonlara doğru misk ve vanilyanın odunsu notaları bastırmasıyla kremsi bir yumuşaklığa bürünüyor Essence de Bois Precieux. Her fazı dengeli, her fazı etkileyici… Designer tayfada satışa sunulmuş olsa genele hitap kriteri ile “en iyi satanlar” listelerine girebilecek, niş rakiplerine göre ise derinlik hadisesinden puan kırdığım bir parfüme imza atmış Cigar. Yine de takılmayın siz bana… Güzelim baklavanın katlarına bile kusur buldum kendini beğenmiş jüri tarzımla… Nurella ile tatlıya bağlayayım: “kuş uçtu beybi!”

Konu purolara gelmişken, Essence de Bois Precieux’u "mild - medium" arası bir Dominik purosuna benzetiyorum. Sürekli tüketim rotasyonunda yer bulabilecek, Küba’lı ağır abilerinin verdiği hazzı yaşatamasa da keyifli vakit geçirtecek bir tasarım. İçim süresi ve yayılımı, daha doğrusu kalıcılığı ve fark edilirliği ise ortalama değerlerde seyrediyor.


Parfümü olması gerektiği konseptte değerlendirirsem, Essence de Bois Precieux benim için “medium” a yakın bir Dominik purosu. Görünürde Kübalı türdeşlerinden eksiği olmasa da hissiyat olarak full bodied bir Partagas’ın yanına yaklaşamaz. Buna rağmen humirorda (pardon koleksiyon) bulundurulacak, günlük tüketime (kullanıma) uygun, türdeşlerine göre de cüzdan dostu güvenli bir tasarım Essence de Bois Precieux.   

11 Mart 2015 Çarşamba

Naomi Goodsir - Or du Sérail

Önyargının parfüm hobisinde ne kadar zararlı olduğundan çokça bahsetmişimdir… Yeni bir marka, son günlerdeki en popüler parfümöre bir gourmand (yiyeceği andıran tatlı parfüm) tasarlatıyor ve parfümün lansmanını fuarda yapıyor. Daha denemeden piyasa işi jenerik bir koku geldi mi burnunuza? Önyargı hadisesini hatırlatayım da gelmesin...

Mankenden oyuncu, şarkıcıdan yönetmen, hatta yarışmacıdan sunucu olurken Fransız şapka tasarımcısı Naomi Goodsir, son yıllarda parfüm tasarımına takmış durumda. Bertrand Duchaufour imzalı Or du Sérail de, emin adımlarla niş parfüm dünyasında yer edinen Naomi Goodsir’in en son tasarımı. Estetik yargılarının son derece gelişmiş olduğu yaptığı tasarımlardan anlaşılan Naomi’nin usta parfümör Bertrand Duchaufour’la kimyası tutmuş olacak, ortaya oldukça çarpıcı bir gourmand çıkmış. 


Kırmızı rengin hâkim olduğu meyvelerle açılıyor Or du Sérail. Boozy diye tabir edilen içkiye benzer bir başlangıç tercih etmiş yine Bertrand usta. Yine diyorum çünkü 2001 yılında Comme des Garcons Red Sequoia ile başlattığı ve Frapin - 1697 ile rakipsiz konuma geldiği boozy hadisesinin öncüsü olan parfümörün imza attığı güncel tasarımlarının büyük bölümünde aynı havayı algılamak mümkün.

Meyveler hâkimiyetini sürdürürken puro tütünü, bal ve hindistan cevizi taarruz ediyor deyim yerindeyse. Biraz fazla ve yoğun gelse de başlangıçta, ne yaptığını iyi bilen Bertrand Duchaufour’un elinden harika gourmand çıktığının anlaşılması fazla sürmüyor.

2014 Yılı Niş Parfüm Raporu’nu okuyanlar ilk izlenimlerimin pek de olumlu olmadığını hatırlayacaktır. Or du Sérail, barındırdığı yoğun tatlılıktan ötürü zaman tanınması gereken bir parfüm. Ful kullanımdan önce elimde denediğimde, ayarsız bulduğumu ve bir süre kullanmaktan çekindiğimi itiraf etmeliyim. Parfümü kullanmaya başladıktan sonra ise düşüncelerim tamamen değişti desem yeridir. Niş parfüm raporunda jenerik gourmand yazmışım… Çok şükür çarpılmadım parfüm tanrıları tarafından!


Tatlı parfümlerden hoşlanmayanlar için Or du Sérail güvenli bir liman değil. Harmanda tatlılığı dengeleyen hiçbir nota hissedilmiyor. Genelde bu durumdan pek haz etmesem de nedense Or du Sérail’i kullanırken rahatsızlık duymuyorum. Hani “her gün bal, börek yenir mi?” derler ya, Or du Sérail ile yer oldum. Hiç de şikâyetçi değilim.

Fazlasıyla karmaşık harmanını basite indirgeyecek olursam Or du Sérail, Bertrand Duchaufour’un imzası haline gelen kırmızı meyvelerle desteklenmiş boozy hissiyatlı ve bol puro tütünlü bir gourmand. Hindistan cevizi ve vanilya desteğiyle benim gözümde bol meyveli bir Sangria olmuş Or du Sérail. Tam kıvamında alkolüyle bardak bardak tüketilse de geceyi zehir etmeyecek kadar usta işi harmanlanmış bir Sangria… Yanında da birkaç yıl dinlendirilmiş bir küba purosuyla servis etmiş Naomi Goodsir.


Güzel ve etkileyici olmasının yanında Or du Sérail’in kalıcılık ve fark edilirlik değerleri de oldukça üst düzeyde seyrediyor. Puro tütününün derinlik kattığı parfümü gün boyu hissetmek oldukça keyifli… Bir başka Naomi Goodsir parfümü Cuir Velours ile aynı çizgide görüyorum Or du Sérail’i. Hatta Cuir Velours’dan deriyi çıkarıp kırmızı meyveler ve bal ekleyince Or du Sérail’e ulaşılabileceğine inanıyorum desem?

Or du Sérail çığ gibi büyüyen gourmand furyasını bir adım öteye götüren parfümler arasında yerini almış durumda. Puro tütününün kullanıldığı Kilian - Back to Black, Tom Ford - Tobacco Vanille, Parfums de Marly - Herod veya Atkinsons - The Odd Fellow's Bouquet tarzı parfümlerden hoşlananlar için olmazsa olmaz bir koleksiyon parçası yaratmış usta parfümör Bertrand Duchaufour.
© Gurme Kokular - Niş Parfüm Yorumları / Röportajlar / İzlenimler
Maira Gall