12 Nisan 2014 Cumartesi

Giorgio Armani - Cuir Améthyste

Parfüm denerken sıkça yapılan bir yanlış var. Ele ya da bileğe sıkılan parfümün kokusu, burun dayanarak test ediliyor. Dolayısıyla parfümün etkisini arttırmak için nispeten daha zor ve ağır notaların kullanıldığı alt notalarının kokusu yoğun olarak alınıyor. Sonrasında “ıyy bu parfüm çok ağır”, “yoğun ve şekerli” gibi yorumların yapılması işten bile değil. Belki de bir başka başyapıt, yanlış değerlendirme ve sonrasındaki önyargının kurbanı oluyor… Mantık çerçevesinde düşünüldüğünde, gün içinde kullanıcının ve etrafındakilerin algıladığı kokular, parfümün en az 10-15 santimlik bir alana yayılan etkinin sonucu.

Deri, paçuli,  amber, oud veya misk gibi nispeten yoğun ve zor notaların, ilk koklandığı anda tolerans sınırları dışında kalması muhtemel. Hatta bir de ilk anda sıkılan yere burun dayanarak koklanırsa, beğenilmeleri pek mümkün değil. Zaman içindeki değişimi gözlemleyerek biraz daha uzaktan şans vermek, bu tarz notalara alışmak için uygulanacak en doğru yöntem. Sonrasında genel bir yargıya varmak daha yansız bir tutum olacaktır.


Cuir Améthyste, Giorgio Armani butiklerinde ve seçkin satış noktalarında satışa sunulan Armani Privé Collection’ın iddialı bir üyesi. Bana göre serinin en özel parfümü… Kolay rastlanmıyor kafası dumanlı çiçeksi deri parfümlerine!

Kişniş ve bergamotun desteklediği keskin bir deri ile açılıyor Cuir Améthyste. Deri demek tam doğru değil aslında ama huş ağacı verilen “birch” notası deri hissiyatını veriyor. Hem etkileyen hem de burun büktüren tarzda sert bir açılış olduğunu itiraf etmem gerekir. Kimyasal ilaçları andırıyor…

Girişte bahsettiğim gibi bir süre şans tanımak gerekiyor deri parfümlerine. Sert açılışın şoku yavaş yavaş atlatılırken, yumuşayan deriye (birch yazmak istemiyorum her seferinde)  menekşe ve paçuli eşlik ediyor. Menekşe kullanımı ne kadar naif ise, paçuli kullanımı da bir o kadar sert! Daha ilk dakikalarından Cuir Améthyste’in feminen tarafı ağır basan iddialı bir parfüm olduğu anlaşılıyor.

 Cuir Améthyste'in tasarımında ilham alınan Amethyste taşı

Cuir Améthyste oturmaya başladığında kafası dumanlı bir yapıya bürünüyor. Dumanlı hissiyatı veren, deriye alternatif olarak kullanılan “birch” notası. Kullanıldığı parfümlerde karakteristik yapısıyla kendini hissettiren, keskin bir nota bu birch. Hem zor, hem çekici!

Sonlara doğru hissedilen aselbent reçinesi (benzoin) ve vanilya, parfümü zenginleştirip yumuşak ve ilgi çekici bir hale getiriyor. Kullanımı zor ve riskli notaların bir araya getirildiği kompozisyonda, kaliteli ve “olmuş” bir harman dedirtiyor. Cuir Améthyste’i kim tasarladı bilinmiyor ama usta ellerden çıktığı bir gerçek.

Cuir Améthyste’in kalıcılığı ve fark edilirliği oldukça iyi. Vücut ısısına göre değişkenlik gösteren, oda dolduran bir yapısı var. Sıcak havalarla pek iyi anlaşmasa da bahar ve kış aylarında oldukça iyi hissettiriyor.

Cuir Améthyste, 2005 yılında piyasaya sürüldüğü düşünüldüğünde özgün bir parfüm. 2006 çıkışlı Le Labo - Patchouli 24, benim bildiğim Cuir Améthyste’e en çok benzeyen parfüm. Patchouli 24, Cuir Améthyste’in daha dumanlı ve yoğun hali. Henüz deneme fırsatı bulamadığım Bottega Veneta (kadın) da Cuir Améthyste’e oldukça benzetilmekte. Benzer parfümleri bırakırsak benim gözümde canlanan resim şöyle;


İtiraf edeyim Cuir Améthyste’i sevmem ve anlamam biraz zaman aldı. Hatta satın aldıktan sonra uzunca bir süre ful kullanmadan elimde denedim. Feminen ve iddialı yapısı beni biraz korkuttu… Bir gün cesaret edip de ful kullandıktan sonra endişelerimin yersiz olduğunu anladım. Feminen tarafa yakın, ancak erkek kullanımında da sırıtmayan iddialı bir menekşe-deri parfümü Cuir Améthyste. Hatta tarzının en iyilerinden biri!

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

© Gurme Kokular - Niş Parfüm Yorumları / Röportajlar / İzlenimler
Maira Gall