1 Mart 2014 Cumartesi

Histoires de Parfums - 1740 Marquis de Sade

Sanat, kişinin içinden geldiği gibi ve sadece hayal gücüyle sınırlı yapıldığında ölümsüzdür. Marquis de Sade, hayal gücünü korkusuzca kaleme yansıtan, sapkın düşüncelere sahip olmakla suçlanıp üzerine bir de hapis yapan ünlü bir edebiyatçı. Peki, yazılarında kaleme aldığı olaylardan hareketle sadizm kavramına isim babalığı yapmış bir yazardan esinlenen parfümden ne beklenmeli?
Histoires de Parfums, tarihe damgasını vurmuş önemli olaylar ve kişilerden ilham alan Fransız bir niş parfüm evi. Parfüm isimleri çoğunlukla yıl ve kişi adlarından oluşuyor. Koku karakterleri düşünüldüğünde, parfümlere verilen isimler oldukça uyumlu. Öyle ki Histoires de Parfums, musk ve oud temalı bir parfüm yapıp da 1809 - Edgar Allan Poe isimliyle piyasaya sürse, markayı tanıyan kimseyi şaşırtmayacaktır.

Histoires de Parfums, ne yapsa güvenirim dediğim bir parfüm evi değil. Baş parfümör Gérald Ghislain, son derece özgün tasarımlar yapabildiği gibi, zaman zaman da sıradan işlere imza atmakta. Ya, 1740? Sapkınlık ve cesaret sıradan olgular olmadığına göre, parfüm de denemeye değer!

1740, Histoires de Parfums’ın başyapıtı olarak gösterilen parfümü. Aynı anda hem eskiyi çağrıştıran hem de modern bir parfüm. Pornografik ve sapkın hikâyeleriyle edebiyat tarihine damga vurmuş Marquis de Sade’den ilham alan cesur ve zor bir tasarım.


Ölmez otu ve deriyle açılıyor 1740. Wow faktörün geçerli olduğu, etkileyici bir açılış. Parfümün zorlayıcı olan kısmı da deriden ziyade ölmez otu adı verilen bu bitki... Son derece karakteristik bir kokusu olduğu için bazı kullanıcılara yoğun gelmekte.

Karanlık ve etkileyici bir yapısı var 1740’ın. Her zaman kullanmaya cesaret edemesem de takdir ettiğim bir parfüm. Orta yaşlı bir iş adamını ya da yurtdışında öğrenim görmüş iddialı bir kadını tasvir ediyor. Alışkanlıklarına bağlı, ancak modern dünyaya ayak uydurmuş bir yetişkin!

Ortalarda paçuli ve laden reçinesi yoğun olarak hissediliyor. Paçulinin destekleyici olarak kullanılması, beni cezbetmek için yeterli bir hadise. Parfümün kışkırtıcı aurası da bu noktadan sonra hissedilmeye başlıyor. Her ne kadar parfümde yaş kategorizasyonundan hoşlanmasam da, 1740'ın özellikle orta yaş grubunu son derece etkileyen bir parfüm olduğunu söylemem gerekir.

Karakteri oturmaya başladıktan sonra kendini iyiden iyiye hissettiren dumanlı bir hissiyatı var parfümün. Amouage - Memoir Man’de bahsettiğim gibi, ne aradığını bilen, görmüş geçirmiş bir parfüm 1740. İşyerine gelince, bekleyen işlere aldırmadan keyif purosunu yakan, keyfine düşkün biri…


Sonlara doğru belli belirsiz tatlılık hissediliyor 1740’ın harmanında. Uzun ve keyifli bir yemeğin ardından yenen tatlı misali, hafif bir lezzet… Peki ya yemekten sonra? Gérald Ghislain bir şeyler anlatmak istiyor. Marquis de Sade’in anlattıklarına benzer bir şeyler! 

1740’ın harmanında başlarda yer alıp da sonrasında hissedilmeyen bir notaya rastlamak pek mümkün değil. Birbiri ardına başlayan ve hepsi aynı anda sonuçlanan alt projelerden oluşan bir Gantt Şeması çizmiş Gérald. Asıl projeyi de oldukça uzun tutmuş. Saatlerce kalıyor ve yoğun bir şekilde fark ediliyor.

Parfümün karakteri floral deri olarak tanımlanabilir. Her ne kadar 1740’ın tam olarak benzerine rastlamasam da; Chanel - Cuir de Russie, Pascal Morabito- Or Black, Guerlain - Derby,  Knize - Ten, Caron - Tabac Blond ve Robert Piguet - Bandit tarzı parfümleri sevenler HdP - 1740’ı da es geçmemeli.

HdP 1740, her ne kadar erkek parfümü olarak pazarlansa da kadın kullanımına da uygun, cesur bir tasarım. Farklı olmayan seven parfüm kullanıcıları için uygun bir parfüm. Özel günlerde ya da gecelerde, şık bir kıyafeti başarıyla tamamlayacaktır.

8 yorum

  1. Bugün yazınızdan bağımsız olarak bende denedim bu parfümü...1826 ile beraber bir deneyim dedim...Biri bir kolumda biri bir digerinde...1740 için şunu diyebilirim, gerçekten farklı ve kendine özgü...Ben tütün vari bir koku da algiladim, özellikle orta notalarda...Zor bir koku, taşıması zor, öyle her gün kullanılacak bir ürün değil...

    YanıtlayınSil
  2. Merhaba,

    Yazıda bahsettiğim ortalardaki dumanlı hissiyat tütünden kaynaklanıyor. Yerinde tespit! Günlük kullanıma uygun olmadığına ben de katılıyorum.

    YanıtlayınSil
  3. Çok güzel özetlemişsiniz, bence şiir gibi bir koku orta kısımları ayrı güzel, burayı okumasam deri-paçuli-amber ağırlığında bir parfüm olduğunu söylerdim ama Laden reçinesi kafamı karıştırdı, bu amberimsi hissi reçine veriyor olabilir mi?

    YanıtlayınSil
  4. Laden reçinesinden ziyade ölmez otu size o hissi veriyor olabilir. Hangi parfümde kullanılırsa kullanılsın rahatlıkla algılanan ve parfümün karakterini değiştiren bir nota ölmez otu.

    YanıtlayınSil
  5. parfüm uzmanı14 Haziran 2014 22:44

    Bu parfümün kokusu çok belirgindir severim. Çok farklı parfümler vardır piyasada ancak eleştiri yapılırken bazı farklar iyi anlatılamaz yanlış kelimeler kullanılır. Mesela hafif kokan bir parfüm illa ki kalıcı olmaz diye birşey yoktur, bu ucuz içeriği satan markaların oyunudur, çünkü hafif kokan birsürü koku günlerce kalıcı olur eğer ki kokunun esansı doğak saf esans ise. Sonra ağır koku başkadır yoğun koku başkadır. Önemli olan yoğun kokulu olmalıdır, hafif kokunun ağırı olmaz ancak yoğunu olur, bu da ona kalıcılık kazandırır. Piyasadaki belgeli ödüllü açık parfümler ve markalı parfümlerin kalite farkı yarısından çoğunda yoktur, ancak marka olayı başka birşeydir. Diğer yandan eğer ki şu açık parfümcüler marka işine girerlerse en kaliteli parfümleri üretirler. Tabi kaçak parfümler sahtekardır orjinal ambalajında falan satarlar, kanun dışıdır, bu açık parfümcüler ise benzeri derler ve başka şişeler kullanırlar, tabi onlarında dp ve bargello gibi kalitesini kanıtlayan belgeli olanlarından bahsediyorum. Ancak ülkemizde dünyaca ünlü sahtekar parfümcülerle rekabet edecek edebiyatı ve markayı göremiyoruz, ee ne demişler meyvelerin çürüdüyse lüx semtlerde organik diye satarsın kardeş üzülme.. Marka böyle bişeydir, avrupalı iş adamları süperler ya, bizimkiler ancak kendi halkını dolandırır.

    YanıtlayınSil
  6. Yaklaşık yarım saate yakın dolu sigara pakedinin içi ve sonrasında isli pipolar gibi kokuyor.Serge Lutens - L'Orpheline ile birlikte geldi bugün.Ne ilginçtir ki dumanlı yapıları birbiri ile neredeyse aynı.Yanmış plastiksi,tahamülü zor.Ben bayıldım orası ayrı tabi (:

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Parfümün böylesine net tanımlar canlandırması ne kadar hoş. Güzel günlerde kullanın!

      Sil
    2. Özellikle tütsülü,dumanlı,isli,derili veya en azından üzgün yapılı,eskilere gönderme yapan kokulara karşı ilgi duyuyorum.Sosyal değiller belki ama zevk işte (:

      Sil

© Gurme Kokular - Niş Parfüm Yorumları / Röportajlar / İzlenimler
Maira Gall